logo

‘Ortadoğu’ya bataklık demek ırkçılıktır’

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ortadoğu için “bataklık” dediğini hatırlatan Başbakan Erdoğan, “Ortadoğu’ya bataklık demek ırkçılıktır” dedi. Erdoğan, bazı kişilerin “Ömer” ismini duyunca çılgına döndüğünü dile getirdi ve şöyle konuştu: “Ali bizi çılgına döndürmüyor, tam aksine bizi kucaklıyor.”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuşma yaptı.

Başbakan Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle;

Elçilikler, bütün personeliyle birlikte bulundukları ülkelerin teminatı altındadır. Her ülke kendi topraklarında faaliyet gösteren diplomatların can ve mal güvenliğini sağlamakla mükelleftir. Irak’ta merkezi hükümet bunu başaramamıştır.

Musul’da rehine olarak tutulan vatandaşlarımız sağ salim Türkiye’ye dönecektir. Bunu temin etmek için ne gerekiyorsa yapılıyor, son derece hassas ve yoğun bir şekilde çalışmaları sürdürüyoruz.

‘BATAKLIK DEMEK IRKÇILIKTIR’
Biz can derdindeyken CHP, adeta kasap gibi et derdinde. Musul’daki hadise bir iç politika malzemesi yapılmak istendi. Bu bir sorumsuzluktur.

CHP genel müdürü, Ortadoğu’dan ‘bataklık’ diye söz ediyor, bu tarih bilmezliktir. ‘Bataklık’ demek, ırkçılıktır, ayrımcılıktır, bilinç altındaki faşizmin ortaya çıkmasıdır. Tunceli’de doğacaksın, çıkıp Ortadoğu’ya ‘bataklık’ diyeceksin. Ortadoğu’ya bataklık demek ırkçılıktır. Dünyanın neresinde olursa olsun, vicdanı olan bir kişi bölgeyi bataklık diye tarif edemez.

‘ALİ BİZİ ÇILGINA ÇEVİRMİYOR’
Bu coğrafyada evli çiftlerin isimlerinin Ayşe ve Ali olduğuna Türkiye dışında çok rastlayamazsınız. Bir tek aile içinde çocukların isimlerinin Mehmet, Ali, Hasan, Hüseyin, Ömer, Osman, Bekir olduğuna Türkiye dışında kolay kolay rastlayamazsınız. Cafer ile Ayşe, Ali ile Beyazıt isimlerinin aynı aile içinde çocuklara konulduğu başka bir topluma rastlayamazsınız.

Kerbela hadisesinden ibretlik dersi alanlar en başta Türkler oldu. Mezhep aidiyetimiz ne olursa olsun biz; ‘la ilahe illallah’ diyen herkesi Müslüman olarak, mümin olarak gördük, aynı kıbleye dönenleri kardeşimiz olarak bağrımıza bastık.

Öyle bir mezhep anlayışı, öyle bir tutuculuk ki, Ömer dediği zaman çılgına dönüyor. Ali bizi çılgına döndürmüyor, tam aksine bizi kucaklıyor. Bizde Ali de var, Ömer de var, Hasan da var, Hüseyin de var. Hepsi bizim ailemizin içinde bizi bütünleştiren isimler.

Canlı bomba olan da orada can veren de kelimeyi şahadet getiriyor. Biz böyle yanlışın içinde olmadık, olmayacağız. Filistin’in hakkını savunurken şii, sünni diye değil; insan oldukları için savunduk.

İran’ın uluslararası sorunlarını ele alırken mezhep kriterine değil, komşu kriterini dikkate aldık. Irak’ta çatışmalarda aklın tarafında yerimizi aldık. Bin yıldır bu coğrafyada hakkı ve sabrı tavsiye ettik. Bugün de bunu yapıyoruz.

Gözünüzü kapatsanız da sırtınızı da dönseniz de komşuda yangın varsa evinizde huzur içinde olamazsınız. Kafasını kuma gömen ülke büyük ülke olamaz.

‘ATEŞE KÖRÜKLE GİDİYORLAR’
Ne Irak’a, ne de Suriye’ye mezhep değil, hak ve adalet açısından baktık. CHP Suriye ve Irak’ta ateşe körükle gidiyor. Bu yaklaşım son derece tehlikeli bir yaklaşım.

Biz CHP’nin, özellikle de CHP genel müdürünün Ortadoğu politikasında hangi kriterleri esas aldığını çok iyi biliyoruz. Bu yaklaşım son derece tehlikeli bir yaklaşımdır. CHP, bir yandan genel müdürünün açıklamalarıyla bir yandan da yandaş medyasının haber ve yorumlarıyla bizim oradaki vatandaşlarımızın hayatlarını ciddi şekilde tehlikeye atıyor. Böyle sorumsuzluk olmaz. Hükümeti, Genelkurmay’ı, ailemi bölgede teröre destek vermekle itam ediyor.

‘YAVRU MUHALEFET DEĞİL, VAGON HALİNE GELDİ’
CHP, dış politikada mezhep taassubunun, iç politikada terör örgütlerinin, siyaset üretmede de Pensilvanya’nın esiri haline gelmiştir. MHP’ye yavru mulahelef demiştik, bunu bile hak etmiyor. MHP doğrudan doğruya CHP ve Pensilvanya’nın vagonu haline gelmiştir.

CHP ve MHP’ye söyleyecek çok sözümüz var ama biz onlar gibi sorumsuz olamayız. Biz ülkenin, milletin ve alıkoyulan vatandaşlarımızın sorumluluğunun ağırlığıyla hareket ediyoruz.

Bayrağımızı yakanlarla CHP hareket etmedi mi? Bunların kamera kayıtları var. Bu CHP bu. Milletim artık bu ucuz muhalefeti yutmuyor.

Mısır’daki, Suriye’deki ateşi Türkiye’ye taşımak istediler, izin vermedik. Şimdi de Irak’taki ateşi Türkiye’ye taşımak istiyorlar, buna da asla izin vermeyiz.

Bize kimse gündem dayatamaz, kimse Türkiye’nin gündemini belirleyemez. Biz gündemimizi milletimize sunduk. Milletimizin onayladığı gündemle 2023’e ilerliyoruz.”

‘AY SONUNU BULUR’
Başbakan Erdoğan, Grup Toplantısı’nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Erdoğan, CHP ve MHP’nin Ekmeleddin İhsanoğlu’nu “çatı aday” olarak belirlemesiyle ilgili olarak, “O konuda konuşmama gerek yok. Daha henüz adaylar belli olmadı. Onu, meydanlarda her şeyi görürüz, ondan sonra konuşuruz. En güzel değerlendirmeyi bu konuda millet yapar. Millete bırakalım, değerlendirmeyi millet yapsın” diye konuştu.

Erdoğan, bir soru üzerine, AK Parti’nin cumhurbaşkanı adayının Haziran ayının sonuna doğru açıklanacağını belirterek, “Ay sonunu bulur. Yani ay sonu çünkü 3’üne kadar mühlet olduğuna göre, önce muhalefetin de adaylarının açıklandığını görelim. Kimmiş adayları öğrenelim” diye konuştu.

Erdoğan, HDP’nin adayının da Selahattin Demirtaş olacağı yönünde çıkan haberlerin anımsatılması üzerine, “Hayırlı olsun” dedi.

Erdoğan, ofisine konulan dinleme cihazıyla ilgili yürütülen soruşturmada bazı kişilerin gözaltına alınmasıyla ilgili olarak ise “Henüz bana ulaşan bir bilgi yok. Fakat bugün ben de 12 ayrı noktada televizyonlardan böyle bir çalışmanın yürütüldüğünü öğrendim. Zannediyorum çalışmalar bittikten sonra gerekli bilgileri alacağım” değerlendirmelerde bulundu.

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.