logo

Operacıların Binali’ye yaptığını, Eyüp cemaati Ekrem’e yapmadı!


Ali İhsan Karahasanoğlu
a.karahasanoglu@gmail.com

Bize “sanat” dediler..

“Bale” dediler..

“Opera” dediler..

“Müzik” dediler..

“Bunlar çağdaş hayatın vazgeçilmezleri” dediler..

“Bunlar olursa, nezaket artar, saygı artar, sevgi zirve yapar” dediler..

“Sanata önem vermediğiniz için, kaba-saba tiplersiniz” dediler..

Hatta..

İnsanları ayırdılar..

“Hayatında bir defa da olsa operaya giden!”

Ve..

“Hayatında hiç operaya gitmeyen”ler olarak..

Bu yüksek şahsiyetleri..

Bu ülkenin çocuklarına. Anadolu insanına. Tepeden bakan bu (sözümona) çağdaş kişilikleri, önceki akşam Haliç Kongre Merkezi’nde gördük..

Samsun Devlet Opera ve Balesi’nce sahneye konulan operanın.. Hem de Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışının 100. yılı dolayısıyla hazırlanan bir eserin icra edilmesinde..

Bu ülkeye başbakanlık yapmış Binali Yıldırım protesto ediliyor..

Önce alkış tutarak..

Sonra..

CHP’li adayın sloganı tekrar edilerek.

En sonunda kendilerini tutamıyorlar..

“Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diyerek..

Protesto ettikleri insanları, “Öldürülecek Mustafa Kemal düşmanları” gibi göstererek..

(Kimse bana laf ebeliği yapmasın. ‘M. Kemal’in askerleriyiz’ demek.. Askeriz demek. Askerin işini yaparız demektir. Askerin işi, karşısındakini etkisiz hale getirmektir.. Daha ötesini yazmayayım artık..)

Nefret dilinin zirve örneğini gösteriyorlar..

Kindarlıklarını, düşmanlıklarını ortaya koyuyorlar..

Nerde sanatkar ruhu?

Nerde incelik?

Nerde müziğin insanlara verdiği ileri sürülen nezaket?

**

Oysa..

Binali Yıldırım’ın rakibi, Eyüpsultan Camiine gelip..

Orda görüntü verdiğinde..

Operacıların “kaba-saba” diye suçladıkları dindar insanlar..

“Çağdışı tipler” diye tahkir ettikleri inançlı insanlar..

“Gericiler” diye suçladıkları küçümsedikleri o cami cemaati..

Ne alkışlı protesto!

Ne farklı bir protesto..

Hiçbir saygısız bir tavır sergilememişlerdi..

“Bu ülke kalkınacak ise, sanat ile kalkınacak kuzum” diyenler..

“Bu ülkeye hoşgörü gelecek ise, sanat ile gelecek güzelim” diyenler..

Nobran mı nobran..

Hoyrat mı hoyrat bir protesto ile kendilerini ele verdiler..

Yüzlerindeki makyaj dökülüverdi.

Dillerinin altındaki bakla çıkıverdi..

Ne kadar saygısız oldukları ortaya çıktı..

**

Bu ülkede, onlarca yıldır hayal edilip, gerçekleştirilemeyen bir Marmaray’ı..

Her gün sabah ve akşam olmak üzere, saatlerce zamanınızı harcadığınız köprüden geçişe ayrılan, aslında ailenizle geçireceğiniz vaktinizi size iade eden bir hizmet adamına..

Ortada hiçbir şey yok iken..

Kendisine yöneltebileceğiniz tek bir eleştiriniz yok iken..

“M. Kemal’in askerleriyiz” diyerek, protestoda bulunuyorlar.

Hani protesto edilecek bir davranışını görmüşlerdir..

“Operanın ortasında geldi, biz topuklu ayakkabılarımızı bile yere yumuşacık vururken..

Sahnedeki sanatçıların da konsantrasyonlarını bozdu” derler..

“Sizin derdiniz başka ama. Haydi neyse” derim..

Bahane edebilecekleri hiçbir olumsuzluk yok..

Dakikalarca, rakip adayın sloganını gırtlaklarını yırtarcasına tekrarlıyorlar..

“Sanat” dedikleri şeyin, bir maske olduğunu göstermiş oluyorlar..

“Sanat insanları nazikleştirir” söyleminin bir maval olduğunu ispatlamış oluyorlar..

**

Aslında bu sahte söylemin sahiplerinin, ilk vukuatı değil bu..

Atatürk Kültür Merkezi’nin depreme dayanıklığı konusunda tartışma çıkınca..

Sözümona “sanat” adına..

“Çağdaş toplum” adına..

Gözlerini gerçeklere kapattılar..

Üniversite raporlarını bile görmediler..

“Yıktırmayız” dediler..

“Atatürk Kültür Merkezi’nin yıkılması, Cumhuriyet’in yıkılması demektir” dediler..

“Atatürk Kültür Merkezi değil, çağdaş değerler yıkılmak isteniyor” dediler..

1946’da yapılan binayı..

1923’te ilan edilen cumhuriyet ile özdeşleştirmeye kalkıştılar.

“Bu da bir insan yapımı bina.. Hatalı yapılmış olabilir. Zaman içinde yıpranmış olabilir.. Profesörler bile, ‘bu bina tehlike arzediyor’ dedikten sonra.. Daha ne diye, ölümüne bir taş yığınına sahip çıkıyoruz” diye hiç düşünmediler..

O binayı.. Serserilerin mekanı olarak.. Terkedilmiş bir bina olarak, Taksim’in ortasında yıllarca tutulmasına sebep oldular.

Siyasi iktidar..

Bunları memnun etmek için..

Proje üzerine proje üretti..

Daha önce yıkıp, çok daha modern şekilde yaptığı sanat mekanlarını referans gösterip.

Nerede ise yemin billah ederek..

Depremde yıkılacak binaların başında olacağı hakkında bilimsel raporlar olan Atatürk Kültür Merkezi yerine, yeniden bir opera binası yapılacağını onlarca defa taahhüt ederek..

AKM’yi yıkabildi..

Şimdi oraya, çok daha modern, çok daha çağdaş(!) bir opera binası yapılıyor.

Bu ne demek oluyor?

Bu ülkenin öz be öz çocukları..

Bu ülkenin gerçek sahipleri.

Anadolu insanları..

O binada, yine tahkir edilecekler..

Yine küçümsenecekler..

Bir etkinlik için gelirlerse, hakarete maruz kalacaklar..

Tahkir edilecekler..

O eskimiş binalar yerine..

Çağdaş binalarda hakaretlerini yapacaklar.

Modern binalarda küfürlerini savuracaklar.. Haliç Kongre Merkezi’ni, AK Parti iktidarı yaptı..

Böyle modern bir binaya kavuştukları için teşekkür edeceklerine..

“Kimin parası ile yaptı ki? Kendi cebinden mi yaptı, sanki” terbiyesizliği ile karşımıza çıktılar..

Dürüst iseler.. Akıllarını çalıştırıp, şu sorgulamayı yapmadılar:

“Bundan önceki iktidarlar niye bu binaları yapmadılar? Sanki onlara, ‘Yapacaksanız, kendi cebinizdeki para ile yapın. Milletin parası ile yapacaksanız, hiç yapmayın’ mı denildi?”

**

Yanarım yanarım da..

Kemal Kılıçdaroğlu’na, verdiğimiz şehidler sebebi ile atılan yumruk ile..

Binali Yıldırım’a yapılan saygısızlığı kıyaslayıp, “ne olmuş, yumruk atmadılar ya” diyerek savunanlarla aynı ülkede yaşadığımıza yanarım..

(YENİ AKİT)

Etiketler:
Share
294 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Adalet tek boyutlu değildir

    20 Eylül 2019 YAZARLAR

    Adalet deyince bizde kısaca her hak sahibine hakkını eksiksiz verme anlaşılır demiştik. Bizdeki kullanılışı hem adaleti hem de kıst’ı anlatır. Çünkü adalet, hukuku herkese eşit uygulama, kıst ise herkese hakkı olanı vermedir. Paylar her zaman eşit olmayabilir. Bu sebeple mesela miras eşit taksim edilmez ama ‘kıst’ anlamında adildir. Adalet üzerine konuşanlar onun farklı açılardan çeşitlerinden söz ederler: Yönetimde adalet, yargıda adalet, siyasi adalet, misliyle mukabelede adalet, sosyal adalet ve ailede adalet gibi. Bunların her birinin açıl...
  • “Adam evli çoluklu çocuklu”

    20 Eylül 2019 YAZARLAR

    Tefrika roman: Bölüm 10 Olayları hatırlıyorsunuz. Balık beyinli değilsiniz ya! Babaannemin salonunda babaannemin ninesine ait olmadığın bildiğim, ama onun öyle olduğunu iddia ettiği devasa çerçeveleri duvara raptediyoruz. Biz dediğime bakmayın hayatımda ilk defa gördüğüm kot gömlekli genç bir adam elinde matkap bekliyor. (Hatırlamıyorsanız geçen Cuma’ya şöyle bir göz atmanızı tavsiye edeceğim.) Girişteki duvar ile devasa çerçeve birbiriyle buluşturulunca kot gömlekliyi matkabıyla birlikte girişte bıraktık . Biz babaannemle salona geçtik. ...
  • Katılım bankalarında büyük değişim

    20 Eylül 2019 YAZARLAR

    Dün sözünü ettiğim Tebliğ’de benim bildiğim ilk defa resmi olarak bu bankaların “faizsiz bankalar” olduğu şöyle kaydedilmiştir: Faizsiz bankacılık danışma komitesi MADDE 4 – (1) Bankalar, faaliyetlerinin faizsiz bankacılık ilke ve standartlarına uygunluğunu sağlamak amacıyla bünyesinde bir danışma komitesi tesis etmekle yükümlüdür. Danışma komitesi yönetim kuruluna bağlı olarak faaliyet gösterir. Bu madde yıllardır devam eden bir özlemi sona erdirmiştir. Evet bu bankaların bütün işleri “faizsiz bankacılık ilke ve standartlarına” uygun ...
  • Oktar davası nereye gidiyor?

    20 Eylül 2019 YAZARLAR

    Adnan Oktar hakkında açılan davanın duruşmaları başladı.. İfadeler alınmaya devam ediliyor. Örgüt içinde yer alıp, daha sonra itirafçı olanların beyanlarına henüz başlanmadı.. Oktar, örgütün ikinci adamı Tarkan Yavaş ifadelerini verdiler. Örgütün içindeki üçüncü, dördüncü isimlerin ifadeleri ile duruşmalar devam ediyor.. Ama bakıyorum, toplumu en fazla rahatsız eden konular hakkında ne ciddi bir soru var.. Ne de sanıklardan bir açıklama.. Gizli saklı şu suçu işlemişler.. Gizli saklı bu suçu işlemişler.. Bunlar iddia e...