logo

Öcalan teröristti de, Demirtaş değil miydi?


Ali İhsan Karahasanoğlu
a.karahasanoglu@gmail.com

Bir propagandadır gidiyor..

CHP’nin “Biz Apo’nun heykelini dikeceğiz” diyen eşbaşkanın partisi ile işbirliği yaptığını söylediğimizde.

Hemen karşımıza çıkıyorlar:

“Ha ha.. Siz de Apo’nun kardeşini TRT’ye çıkarıp, seçimde ondan medet umdunuz.”

Saadet partisinin bile, “PKK’lıların cenazelerine katılmayan milletvekillerine disiplin soruşturması açarım” diyen eşbaşkana sahip çıkan HDP ile bazı bölgelerde işbirliği yaptığını söylediğimizde, “Ha ha.. AK parti de tam seçim öncesinde, avukatların Abdullah Öcalan’a ziyaretine izin verip, ordan gelen mektup ile seçimde başarılı olmayı düşünmüştü” diyorlar..

Particilik yapmaya gerek yok.

Bir partinin militanlığını yapmaya gerek yok.

Hiçbir kişiye, hiçbir partiye, apaçık hataları ortada iken, “Hiçbir kusurları yok. Haşa hatadan münezzehler” demeye gerek yok..

Veya, bir partiyi kötüleyeceğiz diye, denizin üzerinde yürüyen evliyaya “Ha ha.. Yüzme bilmiyor” eleştirisi getirecek kadar aklını hep kötüye çalıştırmaya da gerek yok..

Dürüst olalım..

Sırf bir partinin lehine diye karşı çıktığımız eylemin çok daha vahimini yapan partilerin yaptıklarını görmezden gelmeyelim..

Ve biz de..

Sadede gelelim..

AK Parti, Osman Öcalan’ı TRT’de konuşturmuş.

Kim Osman Öcalan?

Türkiye’de 50 bin insanın katili olan, PKK’nın kurucularından Abdullah Öcalan’ın kardeşi.. Sadece kardeşi değil, aynı zamanda PKK içinde birçok kanlı eyleme katılan/emrini veren bir terörist.

Sadece bu kadar mı?

Değil..

20 yıl kadar önce, PKK’dan ayrılıp, artık devletin askerine, polisine kurşun sıkmaktan, sıktırmaktan vazgeçmiş eski bir terörist.

Teröristliği bırakmış olması, eski işlediği suçları ortadan kaldırır mı?

Hayır..

O suçlar sebebi ile, yakalanması, cezalandırılması gerekir..

Nitekim abisi yakalandı, cezasını çekiyor..

Bu tespitler bir yana..

Osman Öcalan, eski teröristlik yaptığı günlerdeki söyleminden çok farklı bir boyutta, Türkiye Cumhuriyeti devletinin üzerinde oynanan oyunlar hakkında iki çift laf ederse..

“Aaa ne büyük adam” diye, ne dediğine bakmadan kulu kölesi olmadan..

Sadece..

“Bak, eski bir terörist de, şu tespiti yapıyor. Bir kulak verelim. Doğrudur-yanlıştır; yine kendi aklımız ile bir değerlendirme yapalım” dediğimizde, “Aaaa. Eski terörist kılavuzları oldu” diyenler çıkarsa..

Alınlarına yapıştırmamız gerekmez mi:

Bre gafiller.. AK parti, 20 yıl önce silahı bırakan eski teröristin, şu an dağda olan teröristlerin de silah bırakması için çağrıda bulunduğunda bunu yanlış buluyorsunuz da..

Kendiniz.. Özbeöz kardeşi, hâlâ dağda, elinde silah, devletin askerine, polisine kurşun sıkmaya devam eden Selahattin Demirtaş’ın çağrıları ile kendinize oy devşirmede niye bir yanlışlık bulmuyorsunuz?

Abdullah Öcalan cezaevinde.. Kardeşi de 20 yıl önce silahı bırakmış. Şu an da, silaha başvurmanın yanlış olduğunu söylüyor..

Selahattin Demirtaş’ın kardeşi ise, şu an dağda. Elinde silah.. Teröristliğe devam ediyor. Selahattin Demirtaş’ın kendisi de, bir yandan terör örgütünün kurucusu olduğu için, askere kurşun sıktığı, polisi şehid ettiği için, bu olayların baş faili olduğu için Abdullah Öcalan’ın heykelini dikeceğim diyor..

Abdullah Öcalan bile, “O olaylar dış güçlerin de tesiri ile oldu” dediği bir ortamda, “Askeri, polisi vurarak bizim bugünlere gelmemizi sağlayan Apo’nun heykelini” dikeceğim diyor.

Hâlâ elinde silah ile askere kurşun sıkarken öldürülen teröristlerin cenazelerine milletvekili düzeyinde katılımların olması gerektiğini, cenazeye katılmayan milletvekillerini disipline vereceğini söylüyor..

Bizim anlı şanlı ülkücülerimiz. Anlı şanlı milliyetçilerimiz. Asenalarımız.

Devlet lehine açıklama yaptığı halde.. Elinde silah olmadığı halde.. Öcalan’ı yerden yere vurup (terörist olduğu dönem için biz de yerden yere vuruyoruz), “Ondan yararlanılamaz. Onun sözlerinden yararlanmaya çalışanlar haindir”’ diyor..

Birkaç yıl sonra değil.

Aynı zaman diliminde, aynı günlerde, henüz terör örgütünden ayrılmamış eşbaşkan kardeşleri ile, terör örgütü üyelerinin cenazelerine katılmayı bir zorunluluk gören eşbaşkanları ile PKK’nın siyasi uzantısı HDP’nin çağrıları ile seçim kazanmayı, “başardık, başardık” diye sevinç gerekçesi yapıyorlar..

İP’in milliyetçileri, ülkücüleri, size sesleniyorum.. Ankara’da, İstanbul’da siz kazanmadınız.. CHP’nin ulusalcıları.. Sizin adaylarınız kazanmadı.. “Terörist cenazesine gitmeyeni disipline veririm” diyen eşbaşkanların çağrısı ile siz seçim kazandınız..

AK Parti için, “Öcalan’ı konuşturarak seçim kazanmak istediler” derken..

Kendinizin “Demirtaş’ı konuşturduğunuzu görmezden geldiniz.

Sadece Demirtaş mı? Murat Karayılan’ı da, Dursun Bayık’ı da, dağdaki diğer teröristler de “AK Parti’ye kaybettireceğiz” diyerek, CHP’ye oy verilmesini istemedi mi? Dolayısı ile, hâlâ örgütte olan aktif isimler de CHP’nin adaylarına oy verilmesi çağrısında bulunmadılar mı?

Birisi eski terörist.

Diğerleri halen terörist..

Hem de halen askeri-polisi vuran aktif teröristler..

Eli kanlı katillerin tepesindeki baş teröristler..

Aradaki farkı bile farkedemediniz..

Veya..

Farketmemiş göründünüz..

Saf seçmenlerde, “AK Parti, PKK’dan medet umuyorlar” algısı oluşturup.

PKK’nın esas desteklediği adayları kazandırttınız.

PKK ile, PKK yöneticileri ile işbirliği yaptığınızı gözlerden kaçırmak için..

Kendi suçunuzu bastırmak için..

PKK’dan 20 yıl önce ayrılmış eski teröristten, AK Parti’nin medet umduğu eleştirisini yaptınız..

Önce paçanıza baksaydınız..

Pisliğin çoğunun, pisliğin kaynağının nerede olduğunu görürdünüz..

PKK’nın eskilerinin değil..

Silah bırakanlarının değil..

Silahı elinde, Türkiye’yi bölmek için kurşun sıkanların sizi arkanızdan ittirdiğini görürdünüz..

(YENİ AKİT)

Etiketler:
Share
124 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sofrayı melekler mi beklermiş?

    17 Kasım 2019 YAZARLAR

    Gülliver Cüceler Ülkesinde. Ne zaman okuduğumu bile hatırlamıyorum. İlkokul yılları olmalı. Gülliver’in bir saati var. Liliputlular, o saatin, Gülliver’in tanrısı olduğunu düşünüyorlar. Neden öyle düşünüyorlar? Çünkü Gülliver Liliputlulara, “Ona bakmadan hiçbir işe başlamam” gibi bir laf etmiş. Benim aklımda öyle kaldı. Şimdi kitabı bulup cümlenin aslı nasıldı diye kontrol etmem imkansız. Gülliver’i 1968 yılında okuduysam, akıllı telefonlar da internetle birleşerek 2000’lerin başında piyasa girdiyse, demek ki akıllı telef...
  • Mehmet Genç anlaşılmazsa…

    17 Kasım 2019 YAZARLAR

    Mehmet Genç’i tanıtmaya gerek var mı? Hele sayın Cumhurbaşkanı’na tanıtmaya gerek var mı? 2015 yılında bir hafta arayla iki kere onun elinden ödül almış bir isim Mehmet Genç. 2015 Yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri kapsamında, sosyal bilimler ve tarih alanında, ve Uluslararası Akademi Ödülü kapsamında, Sosyal ve Beşeri Bilimler kategorisinde, ödülünü bizzat sayın Cumhurbaşkanının elinden almış bir isim. O törende ödül alan bilim adamları için Cumhurbaşkanı’nın kurduğu cümle şöyle: “Kökleri bu toprakların derinlerine uzan...
  • Üniversite’yi hacizle boğmak!

    17 Kasım 2019 YAZARLAR

    İstanbul Şehir Üniversite’nden bahsediyorum tabii. Hepimiz ülkemizde yaşanan garabetleri, keyfi tasarrufları her gün görüyoruz. İktisat tarihçiliğimizin büyük isimlerinden Mehmet Genç hocamızın feryadını okuduğumda büsbütün içim yandı. Hocaların hocası Mehmet Genç, bizim üniversitelerimizde genelden Batı’dan bilgi aktarıldığını, “yeni bilgiler üretme”nin nadir olduğunu belirterek şöyle diyor: “Şehir Üniversitesi yeni bilgiler meydana getirmek üzere 10 senedir bu yöndeki sebatı ısrarla sürdüren bir üniversitedir. Bilgilerimize yenilerini katm...
  • İmanın tabiatı ve imancılık

    16 Kasım 2019 YAZARLAR

    İman dinî-ahlâkî tecrübenin medarıdır. Bu yüzden, imanın tabiatı adamakıllı biçimde irdelenmesi gereken bir konudur. İslam kelam geleneğinde iman “tasdik” kavramına bağlanarak tanımlanır. Fakat tasdik denen şey, imandan ziyade, aklın ve akıl yürütmenin çok işlevsel olduğu ve belirleyici denebilecek bir rol oynadığı önermesel inançla alakalıdır. Kaldı ki iman kelimesinin tasdik manasına geldiği yönündeki hâkim görüş, İbn Teymiyye’nin de uzun uzadıya anlattığı üzere sağlam bir lisani temele dayanmamaktadır. Gerçekte iman, Arap dilindeki kelime kö...