logo

Milli Eğitim, TÜYAP’a öğrenci taşımamalı!


Ali İhsan Karahasanoğlu
a.karahasanoglu@gmail.com

Tamam anladık, Türkiye özgür bir ülke..

Haddinden fazla özgür bir ülke..

Öyle ki..

Her türlü ahlaksız ilişkilerin övgü ile medyada yer aldığı..

Muhafazakar bakanların bile, dolaylı da olsa o ilişkileri meşrulaştırmaya kalkıştığı “özgür” bir ülke..

Otobanlarda homoseksüellerin bekleşebildiği..

Polisin “Yeterli elemanımız yok” diyerek, gerektiği ölçüde mücadele edememesinden istifade ederek günlük kiralık evlerin sektör haline geldiği “özgür” bir ülke..

“İbneyim, var mı diyeceğin” şeklinde pankartların, utanılmadan sokaklarda dolaştırıldığı özgür(!) bir ülke..

Gayrı ahlaki hayatın yaygınlaştırılması için, şarkıcı dünyasına el atılıp.. Hemen her gün, bir başka şarkıcının, bırakın karşı cins ile evlilik dışı ilişkisini.. Hemcinsleri ile ilişkilerinin haber adı altında legalleştirilmek istenildiği, operasyon altında özgür bir ülke..

Bunlarla da mücadele etmemiz gerekiyor ama..

Tablo ortada..

“Özgürlük” adı altında, bunlara bir şey yapmak mümkün olmuyor..

Bürokratlar, “Sistem maalesef böyle.. Ne yapabiliriz ki?” diyerek, ahlaksızlığa kendilerini teslim etmişler..

Yapabileceklerini görmezden gelip..

Çaresizlik itirafı ile yetiniyorlar..

O zaman buyrun..

Olması gerekeni..

Bir ilimizde yapılanı..

Bir başka ilimizde yapılmayanı ile..

Somut örneğimizi verelim..

Eğer atlanmış ise..

Yoğunluktan dolayı görmezden gelinmiş ise..

Uyarımızdan sonra olsun..

Bakalım olması gerekenler yapılacak mı?

Somut örnekte, kıyas yapacağımı il Manisa..

Manisa’da Ekim ayı başında düzenlenen kitap fuarında, 10 tane imza günü tertiplenmiş yazar var ise..

6-7’sinin HDP’li olduğu görülünce..

Manisa Milli Eğitim Müdürlüğü, kitap fuarına destek amacı ile, okulların öğrencileri toplu olarak fuara götürmesi uygulamasını durdurmuştu..

Biz de bu doğru uygulamayı desteklemiş, ancak Manisa Belediye Başkanlığı’nın, HDP’li yazarların aktif rol aldığı fuara bedava müşteri taşımasının yanlışlığını hatırlatarak, konuyu kamuoyuna mal etmiştik..

Hatta..

Haklılığımız, o fuarın düzenlenmesinden sonraki ay içinde, kabul edilemez bir ahlaksızlığın itirafı ile tescillenmişti.

“MHP’li bir belediye, böyle bir fuara nasıl sponsor olur” diyerek eleştiride bulunduğumuz fuarın katılımcılarından Cezmi Ersöz, sadece HDP kurucusu olarak değil..

Bir de.

“Eş değiştirme ile evlilikler uzayabilir” şeklindeki ahlaksız açıklaması ile gündeme oturdu..

Maalesef, Manisa’da insanlar, çocuklar, kadınlar, kızlar, erkekler..

Bu adamın imza gününe, MHP’li belediye başkanının direndiği sponsorluk kararı ile bedava yolculuk ettiler..

O olay bitti.

Şimdi..

İstanbul’da TÜYAP’ta benzer bir kitap fuarı var..

İstanbul’daki yüzlerce ilkokuldan tutun, ortaokuluna, lisesine kadar..

Hatta üniversitelerine kadar..

Eğitim gören öğrenciler..

Devletin organizasyonu ile, ders saatlerinde bu fuara taşınıyorlar..

Kimisinde yol parasını da devlet üstleniyor.

Kimisinde aileler..

Kimisinde üniversiteler..

Ama hepsinde..

Devletin eğitim ile görevli kurumlarında organize edilen bir etkinlik kapsamında, çocuklarımız fuara taşınmış olunuyor..

O fuarda, hangi tür kitapların olduğunu ise, Harun Sekmen’in haberinde okuyacaksınız..

LGBTİ’liler mi dersiniz..

PKK’ya övgüler düzen sözde yazarlar mı dersiniz..

Cumhurbaşkanı’na küfür edenler mi dersiniz..

Hepsi oradalar.

Ordalar ve bu ülkenin tertemiz çocuklarına, “Alışın buradayız” diyerek karşılama yapıyorlar..

Tamam, Türkiye bir laik ülke..

Özgür bir ülke..

Ama..

Ahlaksızlığı devlet eli ile yaygınlaştırılan bir ülke olmak zorunda da değil..

“Alışın burdayız” diyen kim ise..

Kendi cebinden yaptığı masraf ile..

Kitabını bassın..

Ben itiraz ederim ama..

Elimden engelleme noktasında bir şey gelmez.. Gelmiyor..

Bu yolda, paraları yok ise, yurtdışındaki gizli amaçlı derneklerden vakfılardan yardım da alıyorlar..

Ona da bir engelleme, bir vatandaş olarak yapamıyoruz..

Ama..

Lütfen..

Üç tane, beş tane de olsa.. Ki çok daha fazla, bu tür ahlaksız kitapların, terör örgütü yandaşlarının kitaplarının olduğunu garantileyerek söyleyebilirim..

Bunların bulunduğu bir fuara, niçin okul müdürlerimizin organize ettiği etkinliklerle, öğrenci taşıyoruz?

Manisa Milli Eğitim Müdürü’nün aldığı kararın benzerini..

İstanbul Milli Eğitim Müdürü alamaz mı?

İstanbul Valisi, Milli Eğitim Müdürümü’ze bir hatırlatma yapamaz mı?

“Yok kardeşim, bizim okul çatımız altında, böyle bir fuara öğrenci taşınması mümkün değildir” diye bir genelge yayınlanamaz mı?

Manisa Milli Eğitim Müdürü yaptı..

İstanbul Milli Eğitim Müdürü, niye yapamasın ki?

YÖK, bir genelge yayınlayamaz mı?

Şunu, zaten yapamıyoruz..

Çok meraklı olanların..

Okul çatısı altındaki organizasyonlarla değil..

Kendi imkanları ile fuara gitmelerine, zaten bir şey diyemiyoruz..

Kendi imkanları ile gittiklerinde..

İsterlerse homoların kitaplarını..

İsterlerse eş değiştirme meraklılarının kitaplarını alırlar.. Alıyorlar da zaten..

İsterlerse PKK yandaşlarının..

İsterlerse, HDP’lilerin kitaplarına paralarını dökerler.. Döküyorlar zaten..

Ama o ahlaksızlıkları öven kitapları satın alırken, çocuklarımız, öğretmenlerimiz devletin bir katkısını görmezler.. Görmemeliler..

Milli Eğitim’in yönlendirmesinin baskısı altında kalmazlar.. Kalmamalılar..

Üniversitelerin sponsorluğunun etkisinde kalmazlar… Kalmamalılar..

Ders saatinden feragat edilerek öğrencilerin düşüncelerinin iğfal edilmesine izin verilmez.. Verilmemeli..

Fuar henüz bitmedi..

Bugünden itibaren, bu karar alınır..

Uygulanır..

Dışardan yardımlarla sübvanse edilen kitapların yayıncıları da..

Bir tercihte bulunmak zorunda kalırlar..

Bu ahlaksız kitapları basmaya devam ederler.. Ama, TÜYAP Fuarı’nın devlet katkılı imkanlarından yararlanmadan piyasaya çıkarlar..

TÜYAP da bir tercihte bulunur..

Ya o ahlaksız yayınevlerini fuarına almaz.. Milli Eğitimin desteğinden yararlanır..

Ya da..

O ahlaksız yayınevlerine fuarda stand açtırır.. Ama o zaman da, okul çatısı altında fuara müşteri taşınmasının getirisinden feragat etmiş olur..

Tercih, kendilerinin..

(YENİ AKİT)

Etiketler:
Share
118 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kaşıkçı’nın ölümüyle, bölgeyi kana bulayacak Körfez çetesine Varşova Zirvesi’nde nasıl darbe vuruldu?

    18 Şubat 2019 YAZARLAR

    Geçtiğimiz hafta sonunda Ortadoğu’daki aktör ülkeler İran ve Suriye’nin geleceğini hatta dünya barışını ilgilendiren Soçi ve Varşova zirveleri farklı amaçlar ve gündemler ile gerçekleştirildi. Varşova Zirvesi İran karşıtlığı üzerinden ABD ve İsrail tarafından oluşturulan Körfez ülkeleri ve Mısır Bloğu’na işaret ediyor. Bu şer ve KAOS ittifakının amaçları, Varşova zirvesinde Netanyahu’nun bir psikolojik harp taktiği olarak sızdırdığı videoda açıkça görülüyor. Video, İsrail’in gücünü göstermeye yönelik bir açık bir meydan okuma ve 22 ülkeden o...
  • Herkesin alacaklı olduğu şehirler

    18 Şubat 2019 YAZARLAR

    Şehir yönetimi sadece bilimsel ve teknik yöntemlerin en iyi şekilde kullanılarak, mükemmel geometrik şekillere ulaşılan bir uygulamalar dizisinden ibaret olmadığı gibi buna ilaveten şehir ahalisinin su, aş, ulaşım ve temizlik ihtiyaçlarının mükemmel bir mekanik organizasyonla görüldüğü bir performanstan ibaret de değil. Şehrin içerdiği farklılıkların iyi ve adil yönetimidir esas olan. Bu açıdan bakıldığında bugünün şehirlerinin ahvali elbette farklı klasmanlara ve değerlendirmelere konu olabilir. Herşeyden önce, şehirliliğin içerdiği borcu h...
  • Dünyanın kalbini dinle

    18 Şubat 2019 YAZARLAR

    IMF Başkanı Christine Lagarde, küresel ekonomide problemlerin olabileceğini söyledi. Uluslararası Para Fonu Başkanı Christine Lagarde, global ekonominin beklentilerin üstünde bir hızla yavaşladığına dikkat çekti ve bu durumda dört bulutun muhtemel bir fırtına sebebi olabileceği uyarısında bulundu. Dubai’de yapılan “World Government Summit”de konuşan Lagarde, herkesin bu fırtınaya karşı hazırlıklı olmalarını istedi. Ticari zıtlaşmalar, gümrük vergilerinin artırılması, finansal sorunlar, Brexit süreci ve ABD ile Çin arasındaki ticari gerginliğ...
  • Dünkü Başbuğ bugünkünü nasıl yalanlıyor!

    18 Şubat 2019 YAZARLAR

    Son günlerde, İlker Başbuğ’u sürekli kamuoyu önünde açıklamaları ile görüyoruz. Bir gün Hürriyet’te.. Bir gün Cumhuriyet’te.. Bir gün Sözcü’de.. O kadar çok konuşuyor ki.. Bir şeyleri silme derdinde olduğu, unutturma peşinde olduğu çok aşikar.. O diyorsa ki, “FETÖ’yle mücadeledeki aksaklıkları, iktidarın tutumunu anlatıyorum!” Siz anlayın, aslında o, FETÖ ile mücadele etmediklerini, onlara zemin hazırladıklarını gizlemeye çalışıyor demektir.. Soyut eleştiri yapmayalım.. Somut delillerimizle, TSK’nın zirvesine kadar çı...