logo

09 Ekim 2019

Megaloman…


Taha Akyol
t.akyol@gmail.com

ABD Başkanı Donald Trump’ın cahil, yalancı, narsist (kendine hayran) ve megaloman olduğu konusunda ABD’de çok yayın var. Trump’ın bu patolojik kişiliğini Türkiye hakkında attığı şu tivit de ortaya koyuyor:

“Tekrar ediyorum, eğer Türkiye benim büyük ve eşsiz bilgeliğimle belirlediğim sınırların dışına çıkarsa, daha önce yaptığım gibi, Türkiye ekonomisini mahvederim!”

Sonraki açıklamasında bu ifadesini biraz yumuşattı, Türk ekonomisine tehdidini devam ettirmekle birlikte “büyük ve emsalsiz bilgeliğim” ve “mahvederim” sözcüklerini çıkardı.

Halbuki Trump’ın megaloman ve narsist (kendine hayran) kişiliğini ortaya koyan, işte bu sözleridir.

TRUMP’IN KAVGALARI

Trump bu tivitinde “tekrar ediyorum” derken, Rahip Brunson krizi sırasında, Ağustos 2018’de Türk ekonomisine savurduğu tehditle doları 8 liraya fırlatmasını hatırlatıyor.

Devlet politikası kavramından öteye, “ben mahvederim” megalomanisi!

Psikolog düşünür Erich Fromm, bu tiplerin yaptıkları insani ya da maddi tahribatta kendi ‘büyüklüklerinin’ dayanılmaz hazzını yaşadıklarını belirtir.

Trump’ın dalaşmadığı devlet, Avrupa dahil kavga etmediği, aşağılamadığı lider kaldı mı?

2018 Ağustosundaki Avrupa gezisi protestolarla, kavgalarla geçmişti.

Ama Trump Merkel’le takıştığında Avro hiç etkilenmemişti. Ağırbaşlı, klasik bir devlet insanı olan Merkel, Harvard Üniversitesinin fahri doktora törenindeki konuşmasında “duvar” sembolü üzerinden, “Cehalet ve dar görüşlülük duvarlarını yıkın” diyerek Trump’a karşılık vermişti. (Reuters, 1 Haziran 2019)

Trump aynı megalomaniyle iç politikada da muhaliflerini “vatan haini” diye suçluyor.

Bunun son örneği, “azil soruşturması” (impeachment) girişimini başlatan Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi ve İstihbarat Komitesi Başkanı Adam Schiff hakkında “vatana ihanetten suçlular” diye tivit atmasıdır. (7 Ekim)

Vatanseverlik gibi yüksek bir değere “büyük ve emsalsiz” şahsından başka kimler sahip olabilir ki?!

Ama kendisi rakiplerini yıpratmak için yabacı devletlerle fısıldaşmaktan çekinmiyor; son “azil” girişiminin konusu bu zaten.

TRUMP SALLANTIDA

Washington Post gazetesinde Greg Sargent, “Trump’ın narsizmi ve megalomanisi demokrasimizi tehdit ediyor” diye yazmıştı. (14.12.2017)

Trump başta Kudüs politikasıyla, Atlantik ittifakında açtığı yaralarla, ticaret savaşlarıyla, ırkçılık ve İslamofobisiyle dünya için de sorun haline geldi.

Türkiye’ye yakın duruşu ne kadar sürer; dikkat etmek lazım.

Kaldı ki, Amerika’da basın ve Kongre’de Türkiye karşıtı eğilimler son yıllarda hayli güçlendi. Öyle bir ortamda ne kadar dengesiz ve megaloman da olsa Trump’un Türkiye’ye daha açık olduğu bir gerçek. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın davet emesi., 13 Kasım’da görüşecek olmaları bunun örnekleridir.

Trump’la böyle bir kanalın açık olması elbette önemli fakat Trump’ın kendi siyasi egosu için neler yapabileceği de belli: Fırat’ın doğusuna ilişkin kararından dolayı Kongre’den eleştiriler gelince Türk ekonomisi için “mahvederim!” diye tehdit savurabilmiştir.

Kaldı ki Trump hakkında Kongre’de bir “azil süreci” başlamıştır, gelecek yıl da seçimler vardır.

Görülüyor ki, Trump’ın sorunlu kişiliğine ve sallanmaya başlayan iktidarına güvenmek yeterli olmaz.

HAMASET DEĞİL DİPLOMASİ

Turmp’ın Türkiye’yi megalomanca tehdit eden açıklamasına bu defa Ankara’dan aynı şiddette bir karşılık verilmedi. Sadece CB Yardımcısı Fuat Oktay “Türkiye tehditlerle hareket etmez” diye ılımlı bir açıklama yaptı.

Siz de Kızılderilileri kestiniz… Bizim şanlı ecdadımız… Osmanlı tokadı falan gibi çok aşina olduğumuz, hamasi tavırlardan Ankara artık sakınıyor sanırım.

İyi ki yakında seçim yok diye sevinelim mi?

Trump tavrında ve yerinde sağlam olsa bile, Amerikan sistemindeki “denetim ve denge” sebebiyle Kongre son derece önemlidir. Kongre’nin iki kanadında, Senato ve Temsilciler Meclisi’nde Türkiye’nin imajı iç açıcı değildir.

Eskiden beri Avrupa ve Amerika’da Türkiye karşıtları olurdu ama Türkiye’nin kuvvetli taraftarları da olurdu. Şimdi niye yok diye çok iyi düşünmeli, yeniden kazanmanın gereklerine bakmalıyız.

Türkiye Fırat’ın doğusunda şu veya bu ölçüde askeri varlık oluşturmak zorundadır. Bunu hamasetten uzak, tamamen soğukkanlı, akılcı diplomasi ile yürütmek zorundayız.

(KARAR)

Etiketler:
Share
157 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Her şey kültür ve sanat için…

    21 Ekim 2019 YAZARLAR

    Sirkeci Garı, 1890’dan beri İstanbul’un Avrupa’ya açılan kapısı ve 129 yaşında. 1908’de Bağdat Demiryolu’nun başlangıç noktası olarak yapılan Haydarpaşa Garı ise 111 yaşında. İstanbul’un sembolü olan bu iki tarihi garda bulunan bazı binalar ve açık alanlar, önümüzdeki 15 yıl boyunca sadece kültür ve sanat etkinlikleri için kullanılmak üzere, 2017’de 10 bin sermayeyle, 29 yaşındaki bir girişimci tarafından kurulmuş bir şirkete kiralandı. Genç girişimci, hiçbir şekilde ticari amaçlar için kullanamayacağı bu tarihi mekanlardaki binalar ve...
  • Konu kapandı mı?

    21 Ekim 2019 YAZARLAR

    Türkiye’nin güneyinde başlattığı harekât, ABD’nin müdahalesi ile durduruldu. Bu elbette bir Amerika müdahalesidir! Ne için yapılmıştır peki? Orada konuşlandırdığı “Kürtler”den oluştuğu söylenen silahlı unsurlarını korumak için. Suriye bir vekalet savaşı sahası ve ABD bu sahada PKK/PYD unsurlarını kullanıyor. Bu müdahaleyi “Kürtler ölmesin” diye mi yaptılar peki? Asla ve kat’a. Onlar için Kürtler ölmüş, Araplar ölmüş, Türkler olmuş hiç mesele değil. Hepsi ölebilir, bir tek İsrail yaşa malıdır! ABD’nin Türkiye’nin güneyinde oluşturduğu İsra...
  • Nuri Pakdil’in ardından

    21 Ekim 2019 YAZARLAR

    Gençtim, habersizdim, Nuri Pakdil destanını Şaban Abak’tan işittim ilkin. Sene 1988. Nuri Pakdil çoktan çekip gitmişti o vakit. Nesi varsa (Kitaplar, kitaplar, kitaplar) dağıtıp bir otel odasında inzivaya çekilmişti. Cesaret isterdi ziyaretine gitmek; yeterince devrimci -bilhassa “antifiravunist”- bulmadıklarını azarlarmış ve devrimcilik konusunda Nuri Pakdil’den geçer not almak çok zormuş zira. Antiemperyalistlik, antikapitalistlik, antinasyonalistlik, “antifiravunistlik” standartlarını çok yüksek tutarmış. Fevkalade hassas...
  • ‘Esed’le ne yapacağız’ sorusuna geldik

    21 Ekim 2019 YAZARLAR

    Endişeliydim, Barış Pınarı Harekatı sırasında başımıza bir çorap örüleceğinden. Trump bir türlü konuşuyordu ‘öteki Amerika’ bir türlü. Avrupa’da Macaristan hariç aleyhte beyanat vermeyen kalmamıştı. Münbiç’te rejim birdenbire yeni bir zemin kazanmıştı, üstelik YPG’yle temas halinde. Kobani de kapsam dışına çıkıyordu. Trump’ın tweetleri berbat mı berbattı. Mektubu tweetlerinden daha berbat. ABD Başkan yardımcısı Pence Ankara’ya gelmişti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’la tokalaşırken suratından düşen bin parçaydı. O saatlerde bor...