logo

Külliye neyinize, genelev patroniçesinin binası size çok bile!


Ali İhsan Karahasanoğlu
a.karahasanoglu@gmail.com

Adli yıl tatilinin bitmesine iki hafta kaldı..

Yeni adli yıl açılışı için hazırlıklar sürerken, törenin organizasyonu da Yargıtay’a verilmiş.

Aslında adli yıl açılış töreni, bir yargılama faaliyeti değil.. Organizasyonu Adalet Bakanlığı da yapabilirdi..

Varsın, Yargıtay yapsın..

Ama, Yargıtay’a yaptırmak istemeyenler var..

Kimler?

Eski Türkiye’yi özleyen, halka/halkın seçtiklerine düşmanlığı iş edinen vesayetçiler..

Ne diyorlar?

Yargıtay’ın; “Adli yıl açılış törenini, Cumhurbaşkanlığı Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapma kararı”ndan vazgeçmesini istiyorlar..

“Törene bizi davet etmişsiniz, gelmeyiz haa!” diyorlar.

Sanki Yargıtay da, törene katılacak olan yüksek hakimler de, yollarınızı gözetliyorlardı..

Gelmezseniz, gelmeyin..

Vız gelir, tırıs gider..

Ama, ardı ardına barolar açıklama yapıyorlar..

Yargıtay da, bunların anladıkları dilden bir cevap vermeyince..

Dayak yiyen, yine Cumhurbaşkanlığı makamı oluyor..

Halkın kendisi oluyor..

Bu tabloyu birazcık düzeltmek yine bize düşüyor.

Ardından “Hakim bey amca.. Akit’ten Ali Karahasanoğlu bana hakaret etti.. Buna ceza verin” diye savcılığa koştuklarında..

Bu tabloya sessiz kalan yargıçlar, yine bizim yakamıza yapışıyorlar..

Kimseden korkumuz yok.

Hodri meydan deyip..

Başlayalım, bunların anladıkları dilden konuşmaya..

İstanbul Barosu başı çekmiş..

İzmir Barosu, Muğla Barosu ve kendisine davetiye bile gönderilmeyen Aydın Barosu, kafayı çıkarıp, saflarını belli etmişler..

“Biz Cumhurbaşkanı’nın düşmanıyız. Biz halkın düşmanıyız” demişler..

Sözlerimi ağır mı buldunuz?

Gerekçelerimi sıralayayım, ondan sonra kararınızı verin..

İstanbul Barosu’ndan başlayalım..

Kendilerine giden adli yıl açılış törenine katılım davetiyesine, şöyle cevap vermişler:

“Bu toplantının Cumhurbaşkanlığı Kongre ve Kültür Merkezinde yapılacak olması, demokrasi, hukuk ve adalet adına bildiğimiz bütün öğretilerin reddi anlamına geleceğinden, davetinize icabet etmemiz mümkün olamayacaktır.”

Ne olurmuş, toplantı Cumhurbaşkanlığı Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapılırsa?

Çok şey olurmuş..

“Adli yıl açılışı için tercih edilen mekan, basit bir konum tayini olmaz”mış..

“Yürütme karşısında, sadece bağımsızlığı değil, tarafsızlığı da savunarak, kuvvetler arasındaki ayrılığı en etkin biçimde vurgulamamız gerekirken, bu iddiadan vazgeçmek, geleceği biçimlendirme hakkını da elimizden almak olur”muş.

Hani bu baronun başındaki arkadaşa sorsak..

“Adli yıl açılış töreninin, işadamlarının sahibi oldukları binalarda yapılmasına, ‘Benim davamı aleyhime bitirirseniz, sene sonunda tahliye davası açarım’ diyen işadamlarının sahipliğindeki binalarda yapılmasına ne dersiniz?”

Ne cevap verirler?

Hiçç..

Bu örnek, biraz hafif mi geldi?

Sen de biliyorsundur, İstanbul Barosu’nun Başkanı Mehmet Durakoğlu bey..

“Uyuşturucu kaçakcılığından yargılanan mafya babalarının otellerinde adli yıl açılış törenlerinin yapılmasına ne dersiniz?”

Olur ya..

“Ben bunu duymamıştım” diyebilirsin..

Şimdi vereceğim somut örneği de duymadım deme..

Sağır sultan bile, kahkahalarla güler sana..

“Affedersin Mehmet bey.. Genelev patroniçesi Matild Manukyan’ın sahibi olduğu Şişli’deki apartmandan bozma adliyede adli yıl açılış törenine ne dersiniz?”

Çıkın karşıma, bunlara bir cevap verin..

Sonra kalkın, “Külliye’de, adli yıl açılış töreni yapılması, yargının bağımsızlığına aykırıdır” deyin..

Diyebiliyorsanız eğer..

Sizler uyuşturucu kaçakçılarının davalarını, milyon dolarlık ücreti vekaletlerle üstlenirken, o uyuşturucu kaçakçılarının ortak olduğu binalarda onların suçlarının yargılaması yapılırken..

Sessiz kalacaksınız..

“Uyuşturucu kaçakçısının sahip olduğu binada adalet dağıtılamaz” diyemeyeceksiniz..

Uyuşturucu kaçakçılarının davalarını alıp, az ceza yemeleri için, binbir kıvraklıkla savunmalar yapıp, sonra da “Savunma kutsaldır” diyerek kendinize bahane uyduracaksınız..

Ama..

Sırf Cumhurbaşkanı koltuğunda, dindar bir insan oturuyor diye..

Külliye’deki adli yıl açılış törenine, posta koyacaksınız..

Haydin ordan..

Sanmayın ki, o rezil insanların sahipliğindeki binalarda düzenlenen adli yıl açılış törenlerine koşa koşa giden baro başkanlarına vereceğimiz örnek sayısı bir-iki tane..

Onlarca örnek verebilirim..

İstanbul’da Fatih Adliyesi, yıllarca bir işhanının ikinci, üçüncü, dördüncü katlarında faaliyet gösterdi..

Alt katta avukat yazıhaneleri, muhasebeciler, hatta iş takipçileri.. Üst katta da yargılama yapıldı..

Öyle ki, bir defasında kendi duruşmamı beklerken, bir de baktım ki, mübaşir bağırıyor: “Davalı Adalet Bakanlığı” diye..

Merak ettim duruşmayı izledim.

Meğerse, bulunduğumuz adliyenin kira bedelinin artırılması davası imiş..

Düşünebiliyor musunuz..

Bir gayrimenkul zengininden adliye binasını kiralamışsınız. Orda yargılama yapılıyor. Ve o binanın sahibi, kira bedelinin artırılması için dava açıyor. O dava, o binadaki hakimler tarafından inceleniyor..

O taşınmazın sahibi, orada-burada dostları ile sohbet ederken, “İstediğim kirayı bir vermesinler.. Yıkıp yeniden yapmak üzere tahliye davası açacağım.. Kışın ortası falan demem, tahliye kararını aldığımda da, aynen uygulatırım” diyor..

Komik görüntüler..

Alay edilecek sahneler..

Bir başka adliye, Bağcılar Adliyesi, apartman olarak inşa edilmiş, yangın merdiveni bile olmayan bir binadan bozma yer.. Yıllarca o binada adalet dağıttılar!

Küçükçekmece Adliyesi, İmam Hatip’ten gaspedilen okul binasında yıllarca sözümona adalet dağıttı!

Gasp.. Ve Adalet..

Yan yana yazılması bile mümkün olmayan iki kavram..

Ama.. Bir tane avukatın, “Bu adliyede yargılama yapılamaz.. Gaspedilen binada, adalet dağıtılır mı?” dediğini duymadım..

Akit birkaç defa haberini yaptı.. AK Parti iktidarında bile, İHL’den gasbedilen bina, yıllarca adliye olarak kullanıldı..

Yakın tarihte, o gasp sona erdirildi..

Önce kendi gasbını yargılaması gerekenler, kendi suçlarına gözlerini kapatıp, vatandaşın davalarına baktılar..

O görüntülere sesini çıkartamayan baro başkanları..

Şimdi karşımıza geçmişler, “yürütmenin elindeki binada, adli yıl açılış töreni olmaz” diyorlar..

Bana da..

“Size; genelev patroniçelerinin, kadın vücudu üzerinden kazandığı paralarla aldığı binalarda adil yıl açılış töreni yapmak düşer. Sizin neyinize, Cumhurbaşkanı’nın külliyesinde adli yıl açılış töreni yapmak..” demek düşüyor.

(YENİ AKİT)

Etiketler:
Share
132 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Maskeli balo ya da kuruntu

    22 Eylül 2019 YAZARLAR

    Böyle bir kıssa okumuştum: Adamın birinin, bir gece yarısı arabasının lastiği pat­lamış. Otomobilden inip tekeri onarmaya teşebbüs etti­ğinde bakmış ki, krikosu yok. Uzakça bir mesafede gö­rünen bir ışığı fark edince: “Gidip oradan kriko isteyeyim, demiş, gene de talihli sayılırım!” Işığa doğru yürürken de aklından geçiriyormuş: Şimdi bu adam, gecenin bu saatinde kendisini rahatsız ettiğim için kızacak, belki benden bir miktar para bile isteyecek. Eğer böyle yaparsa, ben de ona, bu yaptığının komşuluğa sığmadığı­nı söylerim. Gene de ona, ...
  • Adaletin olmazsa olmazları

    22 Eylül 2019 YAZARLAR

    Şu beş temel esasın korunmasının İslam’ın ana hedefi ve gerçekleştirmek istediği öncelikli değerler olduğu bilinir: Yaşama hakkı (hayat), inanma hakkı (din), düşünme hakkı (akıl), Mülk edinme hakkı (mal), onur ve haysiyet hakkı (ırz). Bunların her birine aynı zamanda özgürlük de diyebilirsiniz. Bunlara ‘beş zorunlu umde’, zaruriyyat-ı hamse denir ve İslam’ın diğer bütün hükümleri bunların gerçekleştirilmesi içindir. İnsanlar bu temel haklar mümin olanla olmayan için fark etmez. İnsan olan herkes bu haklara sahiptir. Yine bilindiği gibi İslam ü...
  • Suret-i haktan atış yapma

    22 Eylül 2019 YAZARLAR

    Soner Yalçın, Sözcü’nün 6 Eylül 2019 tarihli nüshasında Ak Parti’den ayrılıp parti kurmak isteyenlerin partiyi ve dolayısıyla halkı böleceklerini, bu bölünmenin İslam tarihi boyunca hep olageldiğini, bu olayın kendisine, iktidar hırsının Tebük seferi dönüşünde bazı büyük ashabın da içlerinde bulunduğu bir grubu Peygamberimiz’e (s.a.) başarısız kalan bir suikast tertip etmeye sevk etmesini, iktidar hırsının bu noktada kalmayıp O’nu eşine öldürtüp yerine geçmek istemelerini, O’nun vefatından sonra da bölünmenin devam etmesini… hatırlattığını yazm...
  • Öcalan teröristti de, Demirtaş değil miydi?

    22 Eylül 2019 YAZARLAR

    Bir propagandadır gidiyor.. CHP’nin “Biz Apo’nun heykelini dikeceğiz” diyen eşbaşkanın partisi ile işbirliği yaptığını söylediğimizde. Hemen karşımıza çıkıyorlar: “Ha ha.. Siz de Apo’nun kardeşini TRT’ye çıkarıp, seçimde ondan medet umdunuz.” Saadet partisinin bile, “PKK’lıların cenazelerine katılmayan milletvekillerine disiplin soruşturması açarım” diyen eşbaşkana sahip çıkan HDP ile bazı bölgelerde işbirliği yaptığını söylediğimizde, “Ha ha.. AK parti de tam seçim öncesinde, avukatların Abdullah Öcalan’a ziyaretine izin verip, ord...