logo

01 Kasım 2019

Kadim fıkıhta sigara


Hayrettin Karaman
h.karaman@gmail.com

Bir köşe yazarı hanımefendi kardeşimiz Diyanet İşleri Başkanımızın “sigaranın haram olduğu” ve bu hükmün vatandaşlara ısrarla duyurulması gerektiği ifadesinden yola çıkarak Diyanet’i oldukça sert bir dozda eleştirmiş, özetleyecek olursak “Başka birçok dine aykırı davranışlar ve olaylar var iken bunlara göz yummak veya kısık sesle ifade edip geçmek sıra sigaraya gelince yüksek tonda uyarıda bulunmak doğru olmuyor veya Diyanet’in ayıbı” demeye getirmişti.

Bu argümanı başka yazarlar da başka birçok konuda hem Diyanet hem de şahısları tenkit ederken kullanıyorlar, ama ben doğru bulmuyorum.

Bir kurum, kuruluş veya şahıs bir konuda doğru, iyi ve güzel bir şey yapmışsa, bunu bütün konularda niçin yapmıyorsun diye onu suçlamak ve yaptığını itibardan düşürmek haksızlıktır. O, bu kadarını yapmıştır veya yapabilmiştir, daha fazlasına teşvik edilebilir ve onu tenkit edenlere şu haklı karşılık verilebilir: O, bu kadarını yapmış, geri kalanını da sen ve başkaları yapsın.

Sigara konusu güncelliğini daima koruduğu için kadim fıkıhtan yararlanma bahsine bir örnek olarak da onu seçmiştim.

Önce, bir önceki yazımda adını verdiğim kaynaklardan eskilerin bu konuda ne dediklerini ve niçin dediklerini İbn Âbidîn’den sunacağım, sonra bir başka yazıda çağdaş fukaha ile ilgili bilim dallarının görüşlerini aktaracağım.

Sigara konusuna girmeden ileride ayrıca nakledeceğim afyon ve esrar kullanımı ile ilgili tartışmaları verirken İbn Âbidîn önemli bir şey söylüyor:

“Esrar hakkında dört mezhebin imamı bir şey söylememişlerdir; çünkü esrar onların zamanında yoktu, altıncı asrın sonu ve yedinci asrın başında Moğol istilâsında İslâm dünyasına girdi” (27/224).

Bu söz niçin önemlidir? Çünkü bazı kimseler, “Dört mezheb imamı, bütün olmuş olacak meslelerin cevabını vermişlerdir, yeniden usulü dairesinde içtihat veya tahriç ile üretilecek bir bilgiye ihtiyaç yoktur” diyorlar. Halbuki mesela afyon, esrar, rakı gibi uyuşturucu ve sarhoş edici nesneler hakkında sonraki fukaha gerekli araştırmaları yapıyor ve hükümlerini açıklıyorlar.

Sigaraya dönelim:

Şürünbülâlî (ö. 1069/1659) manzum olarak şöyle diyor:

“Sigaranın içilmesi ve ticareti yasaklanmalıdır. Onu içenin orucu bozulur ve faydalı olduğu yahut arzusunu tatmin ettiği zannı varsa keffaret gerekir.”

İbn Âbidîn nakle ve katkıya devam ediyor:

Dimaşk’ta (Suriye’de) hicrî 1015 yılında ortaya çıkan sigara/tütünü içen bunun sarhoş etmediğini iddia etse de bu nesne, içende bir gevşeme meydana getiriyor. Peygamberimiz sarhoşluk veren (müskir) ve vücuda hafif sarhoşluğa benzer etki eden (müfettir) nesnelerin içilmesini yasaklamıştır. Bu sebeple sigara haramdır. Bir iki kere içmek büyük günah değildir. Sultan yasaklarsa kesin olarak haram olur. Şu da var ki, bunun vücuda zarar vermesi de muhtemeldir. Evet onu devamlı içmek büyük günahtır; tıpkı diğer küçük günahlara devem etmenin onları büyük günah yaptığı gibi… Üstadımız el-İmâdî onu, soğan ve sarımsak kabilinden sayarak mekruh demiştir… Onun mekruhtan kastı tahrimen mekruhtur; çünkü “zamanımızda ortaya çıkan sigara bid’adına devam eden imam fasıktır, arkasında namaz kılınmaz, özellikle Sultan’ın yasaklamasından sonra” demektedir.

Hasılı âlimlerimiz sigara konusunda farklı hükümlere varmışlardır; kimi mekruh, kimi haram, kimi mübah demiş ve bu konuda kitaplar yazmışlardır. Helal diye kitap yazanların başında hocalarımızın hocası Abdülğani Nablüsî gelir. Nablüsî (özetle) sigaranın haram olduğuna dair delil yoktur, onun zararı da sabit değildir, bazı kimselere zarar veriyorsa herkese zararlı denemez, bal da bazı kimselere zarar verir…” diyor.

“Sigara kendinden dolayı haram değildir, ama Sultan onu yasaklarsa haram olur” sözüne de Nablüsî sert tepki gösteriyor. Bunu “Sultanların mübah olan bir şeyi emretme veya yasaklamaları halinde hüküm ne olur?” sorusunu cevaplandırırken aktaracağım.

Eskilerin konu ile ilgili sözleri uzayıp gidiyor. Mübah veya tenzihen mekruh diyenlerin “zararı yoktur” gerekçesine dayandıkları dikkat çekiyor.

Gelecek yazıda zamanımızın fıkıhçıları, özellikle zarar gerekçesine dayanarak ne diyorlar sorusuna cevap alacağız.

(YENİ ŞAFAK)

Etiketler:
Share
208 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNZAL EDİLMİŞ ADIMIZI, ÜRETİLMİŞ “İSLÂMCI” KAVRAMI İLE DEĞİŞTİRMEK SAPMALARA KAYNAKLIK ETMİŞTİR

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Her din ya da ideoloji, kendini özgün taşıyıcı kavramlarıyla ifade eder, tanımlar ve mesajını insanlara ulaştırır. Temel tanımlayıcı kavramlar, nötr değildirler; zihnine girdikleri, kendilerini benimseyerek kullanan insanları, kendi arka planındaki din, düşünce, felsefe ve ideoloji istikametinde dönüştürürler. Bunlar, o din ya da ideolojinin, taşıyıcı, inşa edici ve dönüştürücü etkiye sahip olan inanç eksenli kavramlarıdır. Bir de taşıyıcı olmayan, yani dinî ve ideolojik boyutu belirleyici olmayan kavramlar vardır ki onları, her din ya da ideol...
  • ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir Kaynak: ‘Savaş ve Siyaset’, Aynı Hedef İçin, Farklı Silâhlarla Yapılan Eylemler Manzumesidir – SELAHADDİN E. ÇAKIRGİL

    02 Mart 2020 YAZARLAR

    Bu Pazar günü, birkaç noktaya değinelim: 1- Anamuhalefet’in lideri ve sözcülerinin, ‘Bizim askerimizin tırnağının ucundan kesip attığı bir parça bile bütün Suriye’den daha değerlidir.’ şeklindeki sözü çok matah bir şeymiş gibi geçen hafta boyunca sık sık dile getirmeleri sorgulanması ve utanılması gereken bir yaklaşımdır. KK ve adamları, yürekleri elveriyorsa, aynı sözü, Suriye için değil de, o ülkeye yarım asırdır zorla tahakküm ve zulmeden Baas Partisi, Esed Hanedanı ve Beşşâr Esed’in şahsı için söylesinler. Ama, dilleri varmaz ona bir olu...
  • Süleymani’nin öldürülmesine niye sevineyim?

    04 Ocak 2020 YAZARLAR

    İran’ın önemli generallerinden birisi, ABD füzeleri ile öldürüldü. Sevinmemiz gerektiğini söylüyor bazılarımız.. Gerekçeler önümüze koyuyorlar.. “Ortadoğu’da sürekli Şia mezhebinin yayılması için, haksız girişimlerde bulunup, örgütlenmeler yaptı.. Suriye’de binlerce Müslümanın ölümüne sebep oldu.. Yemen’den sorumlu.. Irak’tan sorumlu.. Kadınların ırzına geçilmesinden sorumlu.. Bebeklerin ölümünden sorumlu.. Esad’ın kimyasal silah kullanmasından sorumlu..” Devam ediyor, tutulan liste.. Devam ediyor, gerekçeler.. Ben ise şöyle bakıyor...
  • Tapu idaresi tepkide niye gecikti?

    03 Ocak 2020 YAZARLAR

    Haber yankı uyandırmış, konu nazik, konu netameli, ucu 'çılgın proje' hassasiyetlerine dokunuyor, kamuoyu zaten teyakkuzda, duyarlılık tavana vurmuş, üstüne belediyelerin tapu bilgilerini online sorgulama yetkisinin kaldırıldığı söyleniyor, Kanal İstanbul hattındaki arazileri toplayanların izi sürülemeyecek deniyor, yer yerinden oynuyor... Ne beklersiniz; tepkilerin hedefindeki Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün zaman kaybetmeden, sabah ilk iş duruma açıklık getirmesini. Peki onlar ne yapıyor? Haberi alan alıp satan sattıktan sonra, a...