logo

24 Mart 2019

İsrail uğruna!..


Taha Akyol
t.akyol@gmail.com

Batı dediğimizde bir, maktul Müslümanlar için ezan okutan, matem tutan Batı var… Bir de popülist, yabancı düşmanı ve özellikle de Amerika’da “Evanjelik Siyonist” Batı var.

Trump bunların adamı.

Evanjelik Siyonizm siyasi bir ideoloji olmaktan ziyade, siyasallaşmış dini bir itikattır. İşte Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun şu sözleri:

“Trump’ın Tanrı tarafından İsrail’i İran’a karşı korumak için dünyaya gönderilmiş olmasının mümkün olduğuna inanıyorum.”

Bu sözleri, Evanjelik bir TV kanalında, Tevrat’taki Pers Kralı Ahasuerus ve Kraliçe Ester kıssası sorulduğunda söylüyor.

Beyaz Saray Basın Sekreteri Sarah Anders de resmen söylemişti:

“Trump’un başkan olmasını Tanrı istedi!” (31 Ocak 2019)

Başkan Yardımcısı Mike Pence de sofu bir Evanjelik Siyonisttir, şu sözler onundur:

İsrail’in yanındayız çünkü onun davası bizim davamızdır, onun değerleri bizim değerlerimizdir, onun kavgası bizim kavgamızdır…”(15 Mayıs 2018)

Hristiyan Siyonizmi

Amerika’da İsrail’in böylesine etkili olması, sadece Yahudi lobilerinin gücünden kaynaklanmıyor. Protestan Evanjelikler de İsrail’e sofu bir itikatla tam destek veriyorlar.

Stephan Sizer, “Christian Zionism” adlı kitabında Evanjelik Protestanların itikadını şöyle anlatıyor:
“Yahudiler Tanrı’nın seçilmiş kullarıdır… Hristiyan Siyonistler inanırlar ki iyi ile kötü arasında ‘büyük savaş’ olacaktır. Yahudilerle Araplar arasında barış olamaz. İsrail’in İslam’la uzlaşması, Filistinlilerle bir arada yaşaması Tanrı’nın iradesine ve beklenen Armageddon olayına aykırıdır.” (sf. 252)

Armageddon, kıyamete yakın çıkacak “büyük savaş” demektir.

Kıyamet yaklaştığında “7 yıl süren felaketler” ortaya çıkacak, “tanrısızlara karşı İsrail’in büyük savaşı” zaferle sonuçlanacak ve İsa Mesih gökten inerek Kudüs’te “göklerin krallığını” ilan edecek!.. (Sf. 107)

Bu konuda değerli bir kitabı bulunan Timothy Weber, 40-45 milyon Amerikalının buna inandığını yazıyor, yüzde 10-15 gibi…

Suriye ve Türkiye

Aralık 2017’de Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyan Trump şimdi de, Suriye’ye ait Golan tepelerinde İsrail egemenliğini tanıyacağını açıkladı! Tepeler 1967’den beri İsrail işgali altında ve BM kararlarına göre gayri meşru.

Trump hem “itikadi” politika yapıyor, hem oy hesabı…

Trump, Ortadoğu’da Kudüs’ün ardından, bu Golan tepeleri kararıyla yeni bir gerilimin fitilini ateşliyor.

Suriye sorunu daha karmaşık hale geliyor, Ankara’nın Esat’la diyalog kurmasını gerektiren sebepler artıyor.

PYD terör örgütüne karşı da Türkiye’nin Şam’la diyalog kurması gerekiyor

Suriye politikamızın, hiç bir esneklik ve manevra imkanı bırakmayacak şekilde “Esat gitsin”e kilitlenmesinin sakıncaları bellidir.

Trump’ın Golan tepeleriyle ilgili kararını Türkiye’nin eleştirmesi elbette doğrudur fakat bu konuda “mızrağın sivri ucu” rolünü Ankara değil, Moskova ve Tahran üstlenmelidir. Esat’ı ayakta tutan Putin değil mi? Suriye’de askeri üsleri bulunan Rusya değil mi?

İktisatçılar TL karşısında dolardaki ani yükselişte bu krizin rolünün önemli olduğunu söylüyorlar.

Türkiye bir ulus devlettir, tabii ki en birinci prensibi “önce Türkiye” ilkesidir.

Demokratlar dünyası

Trump’tan başka bir de ‘öbür Amerika’ var; aşırı sağdan farklı bir Avrupa bulunduğu gibi…

Trump başkandır fakat Amerika’da kuvvetler ayrılığı kökleşmiştir. Yargı bağımsız, basın hürdür. Basın eleştiriyor, yargı soruşturuyor.

Trump’ın seçimlerde Rusya’yla ilişkileri konusunda Özel Savcı Robert Müller soruşturmasını tamamladı… Temsilciler Meclisi Adalet Komitesi Tump hakkında “adaleti engelleme, seçimlerde finansman yolsuzluğu…” gibi suçlardan soruşturma başlattı….

Trump “impeachment” yoluyla azledilirse dünya rahat bir nefes alır.

Batı’da Trump ve Orban’lar var ama Jacinda Ardern ve Angela Merkel’ler de var.

Türkiye Batı’da ırkçılığa ve din-ayırımcılığına karşı çıkan demokrat, liberal, sosyalist, yeşil çevrelerle dil ve tavır beraberliği geliştirmeli…

Bunun ne kadar fayda sağlayacağını 2010 dönemine kadar yaşayarak gördük; Avrupa Parlamentosu ay yıldızlı “Türkiye’ye evet” pankartlarıyla doluyor, yılda 20 milyar dolar yatırım sermayesi geliyordu.

Bugün o paraya da o diplomatik ilişkilere de daha fazla ihtiyacımız var.

(KARAR)

Etiketler:
Share
242 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Anlamanın ölçüleri 1

    19 Temmuz 2019 YAZARLAR

    Geçen hafta Konya’da idik. Birkaç sanayici arkadaş (Mustafa Koruyucu, Hüseyin Gökalp, Yusuf Akay), mademki Allah bize kazandırıyor, biz de kazandıklarımızın bir kısmıyla O’nun dinine hizmet edelim diye Rihle adıyla bir ilmi faaliyet başlatmışlar. Çoğunluğu İlahiyatlı olan üç yüz elli kadar vasıflı öğrenci seçip Türkiye’nin, hatta İslam dünyasının her tarafından davet ettikleri hocalarla yoğun dersler yapıyorlar. Katılan öğrenciler, düzenli devam şartının dışında hiçbir ücret ödemiyor. Bu hizmeti üstlenen arkadaşlarımız da değme ilahiyatçılara ...
  • * Aslında ABD’ye teşekkür ederiz. * Patriot’ları vermedi, S400 aldık.

    19 Temmuz 2019 YAZARLAR

    Türkiye’nin S400’ler konusunda dik duruşu, ABD’de tam bir akıl tutulmasına yol açtı. Daha doğrusu, ABD’nin kendi içindeki bölünmeyi, iktidar farklılaşmasını, zaaflarını bir kez daha açığa çıkardı. Tehditler, şantajlar havada uçuşurken, S400’ler Türkiye’ye gelmeye başladı. Ama ABD yönetimi tavır belirlemekte zorlandı. Pentagon başka bir şey dedi, Beyaz Saray başka bir şey dedi. İsrail lobisi başka bir şey dedi. En sonunda, bizim için de oldukçahayırlı olacak bir karar verilebildi: Türkiye F35 programından çıkarıldı. Kendi savunma yatırımla...
  • Hakim değerler sistemi ve eğitim

    19 Temmuz 2019 YAZARLAR

    Sema Maraşlı hanımefendinin bazı ifadelerini sert ve gerektiği halde müsamahasız bulsam da çocukların ve gençlerin eğitimi konusunda aşağıya alacağım sözlerine imza atarım: “…Tabii bu arada çocuklarımızın hatalarında kendi paylarımızı da göz ardı etmeyelim. Çocuklarımızı iyi yetiştiremiyoruz; kabul edelim. Güzel yetiştirenlere sözüm yok, istisnalar kaideyi bozmaz. Fakat genel anlamda bir sorun var. Saygılı olsunlar diye baskı yaptık; bağımlı ve korkak oldular. Özgüvenleri gelişsin diye müdahale etmedik; saygısız oldular. Korkak olmasınlar di...
  • “Babaannem faceApp’lanınca derse geç kaldım”

    19 Temmuz 2019 YAZARLAR

    “Fotokopi için bekliyorum. Biliyorum geç kaldığımı. Yok ya uyku filan değil. Sabah sabah babaannem ‘bana yaşlanma şeysi yap’ dedi. Evet, bu telefonuma FaceAPP indir demenin babaannecesi. ‘Ne yapacaksın hiç gerek yok’ dedim. İkna edemedim. Ne dediysem boş. ‘Babaanne mahrem bilgilerin ele geçer bunlar veri topluyor filan’ diye korkutmaya çalıştım. ‘Benim ne verim varmış!’ dedi. Bir de bana haber geçti: ‘Dünyada 50 milyon kişi uygulamış bunu. Elle gelen düğün bayram’ diye. ’Ya diyemiyorsun ki babaanne sen 76 yaşındasın hangi yaşlanma efekti laz...