logo

17 Mayıs 2019

İmam-ı Rabbânî: Akıl ve vahiy


Hayrettin Karaman
h.karaman@gmail.com

İmam-ı Rabbânî aşağıda özetleyeceğim mektubunda (C.I, 259. Mektup) önemli bir kelam meselesini ele alıyor, iki büyük kelam mezhebi olan Mâtürîdîlik ve Eş’arîliğin bu konudaki görüşünü tenkit ediyor ve kendisi bir görüş ileri sürüyor.

Bu mektubun bana göre önemi, Ehl-i sünnet kavramını bir tabu haline getiren ve Ehl-i sünnet mütefekkir ve müctehidlerinin açıklamaları üzerine ehliyetli kişilerin söz söylemesini “Ehl-i sünnet mezhebinden çıkma ve sapıtma” olarak değerlendiren kimselere bir uyarı olmasıdır. Genel olarak Ehl-i sünneti benimsemek bence de sahih İslam anlayışı için en salim yoldur, ancak Gazzalî, Bakıllânî, Râzî, İsferâyînî, Elmalılı gibi yeterli ilim sahiplerinin bazı konularda yine Ehl-i sünnetin usulünü kullanarak farklı açıklamalar yapmalarına bir mani yoktur.

Mektubun konusu, sahih imanın (itikadın) temel maddelerinden biri olan “Allah’a iman” konusunda aklın yeterli olup olmadığı, akıl yeterli değilse kendilerine peygamber gönderilmemiş ve sahih itikad kendilerine vahyile açıklanmamış olan insanların sorumlu tutulmalarının akla ve nakle uygun olup olmadığı ile alakalıdır. Mektubu özetleyelim:

Allah Teâlâ’nın peygamberler göndererek sahih dini açıklaması, şükrünü eda etmenin neredeyse imkansız olduğu büyük bir nimettir. Peygamberlerin açıklamalarından mahrum olan kadim Yunan filozofları zeki olmalarına rağmen Allah’ın varlığı inancına ulaşamadılar, varlıkları yaratan zamandır (dehr) dediler, daha sonrakiler ise peygamberlerin tebliğlerinden bazı kırıntılara ulaştıkları için Allah’ın varlık ve birliği düşünce ve inancına ulaştılar. Şu halde vahiy olmadıkça bizim bu konularda yetersiz olan aklımız ile sahih itikada kavuşmamız mümkün değildir.

Bizim Mâtürîdîlere şaşıyorum: Allah’ın varlık ve birliği inancına ulaşmak için tek başına aklın yeterli olduğunu söylüyor, buna dayalı olarak da medeniyetten uzak yerlerde (dağ başlarında) yaşamış ve puta tapmış olanların kâfir olduklarını, ebediyyen cehennemde yanacaklarını ifade ediyorlar! Bizim anladığımız ise “Peygamberler gelip sahih itikadı açıklamadıkça insanların sorumlu olmayacakları ve ebedi olarak cehenneme atılmayacakları” şeklindedir.

Şöyle bir itiraz akla gelir: Peygamber tebliğinden mahrum olup bu yüzden puta tapmış kimseler cehenneme girmeyeceklerse cennete girecekler demektir. Halbuki Allah’a şirk koşanların cennete giremeyecekleri Kur’an’da açıklanmıştır. Cennetle cehennem arasında bulunan A’râftakiler de bir süre sonra cennete gireceklerdir, yani A’râf’ta ebedî kalmak yoktur. Eş’arî mezhebine göre de bunların cennete girmeleri gerekiyor ki, âyetler buna manidir.

Evet bu itiraz veya sual oğlum ve başkaları tarafından da bana defalarca soruldu, üzerinde çok düşündüm. Muhyiddîn İbn Arabî, “Bunlara ahirette peygamber gönderilir, orada tebliğ yapılır, kabul edip etmemelerine göre muamele edilir” diyor, ama bu cevabı da isabetli bulmuyorum; çünkü ahiret teklif (tebliğ edip yükümlü kılma) yeri değildir, orası dünya hayatında yapılanların karşılığının görüldüğü yerdir.

Benim sonunda ulaştığım görüş ve cevap şudur: Bu insanlar, dünyada iken yaptıkları kötülüklerin ve çiğnedikleri kul haklarının karşılığını ceza ile ödedikten sonra insan dışı canlılar gibi yok edileceklerdir.

Mektubun özeti budur. İmam-ı Rabbânî’nın de ulaştığı sonuca katılıp katılmamak caizdir; önemli olan bu yetkin alim ve sûfînin büyük mezheb imamlarını tenkit edebilmesi ve onların bazı görüşlerine katılmamasıdır.

Bir düzeltme:

Dünkü yazımın bir yerinde “şeytanlar bağışlanır” ifadesi geçiyor, bu bir yazım hatasıdır, doğrusu “şeytanlar bağlanır” olacak, nitekim aynı yazıda bu da vardır.

(YENİ ŞAFAK)

Etiketler:
Share
61 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Haccın imkânları

    17 Ağustos 2019 YAZARLAR

    Bir hac daha sona erdi. Suudi Arabistan resmî makamlarının yaptığı açıklamaya göre, 2019 haccına iştirak edenlerin sayısı 2 milyon 489 bin 406. Hac vizesi dışında başka yollarla Mekke’ye giriş yapanların dâhil edilmediği bu rakamın yüzde 55,65’ini erkekler, yüzde 44,35’ini ise kadınlar oluşturdu. Bir milyon 855 bin 27 kişi yurtdışından gelirken, 634 bin 379 kişi de Suudi Arabistan sınırları içinden hacca katıldı. Hacıların yüzde 93’ü hava yoluyla, yüzde 5,2’si kara yoluyla, kalan kısmı da deniz yoluyla Hicaz’a ulaştı. Söz konusu rakamlar, Su...
  • Kuzey İslamının çıkış yolu: Doğal tarım

    17 Ağustos 2019 YAZARLAR

    Aslında bugün Hatay’da mezar taşlarını kırıp üzerine “Geleceğiz! Biz İslam devletiyiz” yazan tuhaflıkla ilgili de yazmak istiyordum ama sonra dedim ki kendi kendime: “Bu tuhaflığı ortadan kaldırmanın yegâne yolu olan Kuzey İslamı dediğimiz meseleyi övmeye başladığında da bu sefer Türklüğünü Müslümanlığı ile bir türlü eşitleyememiş, Türklüğünü Müslümanlığa bir türlü içkin hale getirememiş adamların el ovuşturmaları hoşuna gitmeyecek.” Fakat ne gam! Yine de diyeceğimi demiş olayım. Biz Türkler “kendimize mahsus bir din kültürü” oluşturmayı baş...
  • İtfaiye mi ateş mi…

    17 Ağustos 2019 YAZARLAR

    Churchill, “Niye eleştiriyorsunuz” diye sorana “İtfaiye ve ateş arasında bîtaraf kalamam” dermiş. Biz ise değil tarafsız kalmak ateşi tutuyoruz neredeyse! … Toplumun her kesiminde hatta çağın insanında yaygın olan bu ‘kendinden emin olma’, ‘her şeyin ölçüsü olarak kendisini görme’ hali ruhumuza sirayet etmiş durumda. Öyle ki, ortak bir paydada buluşamayan ülke insanımız bu ruh halinde buluşmuş sanki. Ortak kodlarımız nihayet ortaya çıkmış.Bayram sohbetlerinde farklı farklı kesimlerde tespit ettiğim tek ortak nokta da bu ‘kendinden eminlik...
  • Arap Birliği’nin bir Arap politikası var mı?

    17 Ağustos 2019 YAZARLAR

    Türkiye ve ABD arasında Suriye’nin kuzeyinde oluşturulmasında mutabık kalınan barış koridorunun öncelikle Suriye halkı için güvenli bir alan oluşturması bekleniyor. Bu güvenli alan sayesinde Suriye halkını hem Esad’ın sivil-silahlı ayrımı yapmadan kendi halkına karşı uyguladığı katliamlara karşı bir koruma sağlayacak hem de terör gruplarının cirit atamayacağı ve yine Suriye halkını tehdit edemeyeceği bir bölge oluşturulmuş olacak. Mevcut durumda ABD desteğini alarak, ABD tarafından şımartılmış olan PYD bölgede hem Araplara yönelik etnik temi...