logo

‘Fetih pas tutmuş kapıları açmaktır’

İstanbul’un Fethi’nin 561. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen törende konuşan Başbakan Erdoğan, ”Fetih işgal değildir sevgili gençler, zorla ele geçirmek değildir. Fetih pas tutmuş kapıları açmaktır. Fetih mazlumların elinden tutmaktır” dedi. Gençlere seslenen Erdoğan, ”Facebook’un, Twitter’ın, YouTube’un asla esiri olmayın” ifadesini kullandı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’un Fethi’nin 561. yıldönümü dolayısıyla Birlik Vakfı ve Milli Türk Talebe Birliği’nce ortaklaşa düzenlenen “Fetih Ruhu, Fatih ve Gençlik” konulu kompozisyon yarışmasının ödül töreninde konuştu.

Gezi Parkı eylemlerinin birinci yıldönümüne değinen Başbakan Erdoğan, ”Bugünlerde aynı tuzağı yeniden canlandırmak istiyorlar. Türkiye’ye yeni ölümler, yeni acılar yaşatma heveslileri bir kez daha sahneye çıkmak istiyorlar. Artist görünümünde, sanatçı görünümünde birtakım müsveddeler, yeni yıkımlar, yeni acılar, yeni ölümler yaşansın diye isyan çağrıları yapıyorlar ama bu gençlik, bu çağrılara asla kulak asmayacak” dedi.

‘SANAL İLİŞKİLERE TESLİM OLMAYIN’
Gençlere seslenen Erdoğan, ”Twitter’ın, Facebook’un, YouTube’un esiri asla olmayın. İnternetin getirdiği görsel çılgınlıklara, sanal ilişkilere teslim olmayın” ifadesini kullandı.

Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan satır başları şöyle:

”Fetih işgal değildir sevgili gençler, zorla ele geçirmek değildir. Fetih pas tutmuş kapıları açmaktır. Fetih zalime dur diyebilmek zalime itiraz edebilmektir.

‘FETİH MAZLUMLARIN ELİNDEN TUTMAKTIR’
Fetih mazlumların elinden tutmaktır. Fetih yoksulların yüreğine su serpmek demektir. Fetih başka ülkelerin iç işlerine müdahale etmek demek değildir.

‘BEN SİZE İNANIYORUM’
Bizim kadim medeniyetimiz bir fetih medeniyetidir Unutmayın inancına güvenen inanç hürriyetinden korkmaz. Düşüncesine güvenen düşünce hürriyetinden korkmaz. Siz güçlüsünüz ben size inanıyorum.

‘GEZİCİLER DİKİLİ AĞACI OLMAYANLARDIR’
Fikrin bittiği yerde şiddet başlar. Düşüncenin yetersiz kaldığı, fikirlerin konuşulamadığı yerde silahlar, taşlar, sopalar konuşur. İşte bu Geziciler var ya Geziciler, onlar fikri olmayanlardır, onlar düşüncesi olmayanlardır, onlar dikili bir ağacı olmayanlardır.

‘SİZ ÖYLE BİR GENÇLİK OLMAYACAKSINIZ’
İşte siz öyle bir gençlik olmayacaksınız. Siz kalemle bilgisayarlarınızla konuşacaksınız. Kültürünüzden aldığını o güçle konuşacaksınız onunla yazacaksınız. Onun için size çok güveniyorum.

Diyarbakır’da gördünüz değil mi 23 Nisan’da çocuklar dağa kaçırıldı. Kendi evlatları dağda değil Amerika’da, İngiltere’de. Terör örgütleri, uyuşturucu örgütleri madden ve manen zayıf olan gençleri kullanırlar.

Büyük Türkiye’yi durdurmak için gençleri kullandılar. Türkiye ekonomisine zarar vermek için gençleri kullandılar. Türkiye’nin yurt dışındaki imajını sarsmak için sokaklarda gençleri kullandılar. Çözüm sürecini sabote etmek, birliğimizi, huzurumuzu, kardeşliğimizi tehdit etmek için gençleri kullandılar.

Kardeşlerim! Kadıköy’ün duvarlarında ne yazıyordu biliyor musunuz? ‘Zulüm 1453’te başladı.’ Bunu yazan, köksüz ve hain bir zihniyetin karanlık hedefleri için kullanılan gençlerdi. O gençlere, Ankara’da Türkiye Cumhuriyeti bayrağını dahi yaktırdılar. Silahlı örgütler, köksüz yapılanmalar, maşalar ve taşeronlar, Türkiye’nin aydınlık istikbalini karartmak için maalesef, gençleri sokağa döktüler. Tahrik ettiler.

Gençlerin üzerinden Türkiye’ye tuzak kurmak istediler. Mısır’daki gençleri de tahrik ettiler. Ülkeyi ne hale getirdiklerini görüyorsunuz. Esmamızı böyle şehit ettiler. İşte Ukrayna’da gençleri istismar ederek onları da sokağa döktüler. Ülkeyi ne hale getirdiler görüyorsunuz. Türkiyemizde bunu başaramadılar ve başaramayacaklar çünkü Türkiye’de 1453’e sahip çıkan bir gençlik var. Türkiye’de 1071’e sahip çıkan bir gençlik var. Türkiye’de fetih ruhuna, Fatih Sultan Mehmet’e sahip çıkan bir gençlik var. Türkiye’de, bayrağına aşık, vatanına aşık, istiklaline ve istikbaline aşık bir gençlik var. İşte o gençliğin sabrı, tahammülü, dirayeti, 1 yıl önceki o tuzağı bozdu, dağıttı, darmadağın etti.

‘ARTİST GÖRÜNÜMÜNDE BİRTAKIM MÜSVEDDELER’
Bugünlerde aynı tuzağı yeniden canlandırmak istiyorlar. Türkiye’ye yeni ölümler, yeni acılar yaşatma heveslileri bir kez daha sahneye çıkmak istiyorlar. Artist görünümünde, sanatçı görünümünde birtakım müsveddeler, yeni yıkımlar, yeni acılar, yeni ölümler yaşansın diye isyan çağrıları yapıyorlar ama bu gençlik, bu çağrılara asla kulak asmayacak.

Bu gençlik, bayrağının tekrar yakılmasına asla izin vermeyecek. Bu gençlik, büyük Türkiye’ye yönelik bu alçakça saldırılara inanıyorum ki boyun eğmeyecek ama bu ülkenin gençliği, onlar gibi sokağa çıkmayacak. Eline taş, sapan, molotofkokteyli, silah almayacak. Siz kitaplarınızla bu ülkeye sahip çıkacaksınız. Siz, sizlere dağıttığımız bilgisayarlarla, bilgisayar tabletlerle okuyarak, öğrenerek, anlayarak, kendinizi iyi yetiştirerek istiklalimize sahip çıkacaksınız.

Siz tahriklere gelmeyeceksiniz. Çatışma senaryolarına boyun eğmeyecek, inşallah, tüm o tuzakları bir kez daha boşa çıkaracaksınız. Onlar, ayırmaya, bölmeye çalışsa da siz, birleştirmenin mücadelesini vereceksiniz. Onlar şiddet dese de siz, fikirlerinizle cevap vereceksiniz. Onlar, kendileri dışındaki herkese, her şeyi aşağılayarak baksa da siz, ‘yaratılanı yaratandan ötürü severiz’ diyerek bu yola devam edeceksiniz.

‘SAHTE HOCALARA ASLA İNANMAYIN’
Bildiğiniz gibi son 3-4 yıldır bir olayla karşı karşıyayız. Nedir o? Cemaat adı altında, görüntüsü altında örgütlenen, örgüt hırsını, örgüt çıkarlarını ülkesinin, milletinin, dininin ve diyanetinin üzerinde gören istismarcılara karşı lütfen dikkatli olun, uyanık olun. Temel kaynakları, temel referansları çarpıtarak, bunları kirli hevesleri için, kirli örgüt çıkarları için hatta ülkelerine ihanet için kullananlara biz fırsat tanımıyoruz. Sizler de fırsat tanımayın. Kur’an-ı Kerim’i, Hazreti Peygamberi, alimleri, gönül insanlarını dahi kendilerine vasıta edecek kadar alçalanlara hiçbir zaman imkan tanımayın.

Sahte peygamberlere, sahte şeyhlere, sahte hocalara asla inanmayın, pirim vermeyin. Unutmayın, bize Allahımız yeter. Unutmayın, bize Peygamberimiz yeter. Unutmayın, bize kitabımız Kur’an-ı Kerim yeter. Başka kaynak aramaya gerek yok. Bize bu kaynak yeter. Sevgili gençler! ‘Pensilvanya’daki zat dediyse doğrudur’ diyen mantık, bir Müslümanın mantığı değildir. Zira, sevgililer sevgilisi Peygamber dediyse doğrudur. Onun dışındaki hikayedir. Kimse bizi bu oyunlarla aldatmasın. Maalesef böyle aldattılar. Ubudiyet, uluhiyet denilen bu itikadi kavramlara dikkat ederseniz bunlar girmiyor. Niye bu kavramlara girmiyorsunuz  Girin bu kavramlara. Çünkü bu kavramlara girdikleri zaman orada boğulacaklar. Bunu görüyorlar. Zira, yaptıkları bu ama sizin ilminiz ve ferasetiniz inşallah bu oyunları bozacaktır.

‘TWITTER, FACEBOOK VE YOUTUBE’UN ESİRİ OLMAYIN’
Sevgili gençler; sizlerden bir ricam daha var. Lütfen; modern iletişim imkanlarını, bilgisayarı, interneti, muhtemel tehditlerini görerek, buna karşı dikkatli olarak kullanın. Hayatınızı bilgisayar ve internete teslim etmeyin. Gençliğinize ipotek konulmasına müsaade etmeyin.

Twitter’ın, Facebook’un, YouTube’un esiri asla olmayın. İnternetin getirdiği görsel çılgınlıklara, sanal ilişkilere teslim olmayın. İnternetle bilgisayarın, sizin milli ve manevi değerlerinizi örselemesine, vaktinizi, enerjinizi çalmasına, özellikle de sizlerin o tertemiz ruhunu kirletmesine asla mahal vermeyin. Sizler, çok iyi görüyorsunuz. Haber kadar, bilgi kadar, internette artık yalan, tahrik, iftira da çok hızlı yayılabiliyor. Gençlik üzerinde kirli hedefleri olanlar, klavye başında insanların hayatlarına kast edebiliyor. Sizlerin de ailelerinizle, buna karşı dikkatli olmanızı rica ediyorum.”

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.