logo

07 Temmuz 2019

‘Ensar-muhacir hakkından kopmayacağım’


Hakan Albayrak
h.albayrak@gmail.com

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Partili milletvekilleriyle istişare toplantısı yaptı.

Kulislerden sızan bilgilere göre, toplantıda milletvekilleri şu gibi değerlendirmelerde bulunmuşlar:

‘Yeni sistemde milletvekilleri geri planda kaldı. Bakanlara ulaşamıyoruz. Cumhurbaşkanı yardımcısı sayısı ikiye çıkarılsa, biri milletvekili olsa iyi olur.’

‘Belediye başkan adaylarının belirlemesinde bize danışılmadı.’

‘Seçim sürecindeki bazı söylemler Kürtleri incitti.’

‘MHP ile ittifak tavanda tuttu, ama tabanda tutup tutmadığı tartışma konusu.’

‘İktidar yanlısı medyayı kimse izlemiyor, herkes Fox TV izliyor.’

Erdoğan kimi yerde not almakla yetinmiş, kimi yerde ise muhatabına cevap vermiş.

Cevapları genellikle menfi yöndeymiş.

Bu cevapların üstüne söz söylendiğini/söylenebildiğini zannetmiyorum.

Kulis haberlerinde herhangi bir tartışmadan bahsedilmiyor.

Eski hamam eski tas?

Galiba öyle.

***

Toplantıda Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın yeni parti projeleri de gündeme gelmiş.

Erdoğan’ın değerlendirmesi: “AK Parti’nin gölgesini kendi gölgesi sananlar boş çuval gibi devrilecektir.”

Boş çuval dikilmez ki devrilsin.

Zaten çuval boş olsa bu kadar gündem oluşturmaz; demek ki içinde var bir şeyler.

Neyse…

***

Toplantı konusundaki en önemli bilgi bence şu:

Bazı milletvekilleri Suriyeli muhacirlerden şikayet edince, Erdoğan “Ben siyasetten, siyaset benden kopsa bile, ben ensar-muhacir hakkından kopmayacağım” demiş.

Vicdan ehline sürur veren büyük bir söz.

Eleştirilerim bir yana; muhacirlerin hamisi olmak ve öyle kalmak konusundaki müthiş kararlılığından ötürü Erdoğan’a minnettarım.

Bir hicret yurdu olan, hicretlerle yoğrulan ülkemizin başına çok yakışan bir tavır bu.

Allah razı olsun Başkan.

(KARAR)

Etiketler:
Share
108 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bireyleşme, kadın erkek ve tarikatlar

    13 Ekim 2019 YAZARLAR

    Demek ki, kişinin birey olduğunun farkına varmasıyla tek adam olma anlamında bireyselleşmesi farklı şeylerdir. Bat’ıda Aydınlanma dedikleri şey beraberinde bu aşırı bireyselliği getirdi. Kilisenin dogmatik bilgileriyle yetinmek zorunda bırakılan Batılı için Aydınlanma kaçınılmazdı. O birey olduğunu ancak bu yolla fark edebildi. Ama aydınlanma ‘insanın aklının dışında bir rehber kabul etmemesi’ diye anlaşılınca Batılı birey biraz fazla aydınlanmış olacak ki, gözleri kamaştı, kendinden başka otorite göremez oldu. ‘Aydınlanma’ deyince elbette Bat...
  • Sana bunu nasıl anlatsam?

    13 Ekim 2019 YAZARLAR

    Modası çoktan geçmiş bir adamım ben. İkindiden sonra güzel bir bahçe bulduysam, hele de mevsim yazsa, şöyle bir içlenip “Allah” derim. Çünkü bilirim ki Allah’tır O. Allah’ı bilirim. Rabbi bilirim. Rızkı bilirim. Şükür etmeyi bilirim. “Ne veriyorsan bana razıyımdır ben ona” demeyi alışkanlık haline getirmişimdir. Modası çoktan geçmiş bir adamım ben. Biri gerçekten bir derdini anlatıyorsa dinlerim onu. Önemli bir mesele konuşulduğunu düşünüyorsam cep telefonuna gitmez elim. Çoğunlukla bağlanmasam da olur internete. Sokaklara bağlanmasam olmaz ...
  • Barış Pınarı’nın anlamı

    13 Ekim 2019 YAZARLAR

    Barış Pınarı Harekâtı’nın başlangıcından bu yana dünyanın her tarafından aykırı sesler duyulmaya başladı. Türkiye’nin halen yürütmekte olduğu Fırat’ın doğusuna yönelik barış harekâtı Türkiye açısından güney sınırlarımızın güvenliğini gerçekleştirme bağlamında bir anlam taşıyor. Türkiye ile aynı kulvarda yer almayanlar ise bu olayı kendine göre değerlendirmeye girişiyor. Türkiye karşısında hasmane tutumu benimseyen ülkeler bizim için barış çabasından ibaret olan bu harekâtı savaş diye niteleyebiliyor. Ülke içinde de doğrudan telaffuz etmek...
  • Barış Pınarı oyunbozan harekettir

    13 Ekim 2019 YAZARLAR

    Küresel sermaye ile bu sermayeye büyük ölçüde hâkim içeride ve dışarıdaki İsrail’in hizmetçisi olan ABD komünizmin yayılması tehlikesine karşı Yeşil Kuşak projesini; yani sözde İslâm’ı destekledi. 1990’lardan sonra Sovyetler dağılıp sözde komünizm tehlikesi ortadan kalkınca, İslâm’a verdiği destek stratejik olduğu, samimi olmadığı, kullanma niyetine bağlı bulunduğu için geçici desteği terk ederek asıl projesi olan BOP’u devreye soktu. 1 Mart 2003’te meş’um tezkere reddedilince artık Türkiye’ye ve Erdoğan’a karşı açık-kapalı vaziyet alma d...