logo

07 Eylül 2019

Diyarbakır annelerine gölge edilmesin


Akif Beki
a.beki@gmail.com

Farklı illerden aileler, HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde toplanıyor, oturma eylemi yapıyorlar. Dağa götürülen çocuklarla birlikte, kaçırılan asker ve polislerin anne- babaları da var.

Çocuklarını terör örgütünün elinden almak için seslerini duyurmaya, baskı oluşturmaya çalışıyorlar.

Bu çırpınışa ne kayıtsız ve tepkisiz kalınabilir, ne de destek vermemezlik yapılabilir.

‘Neden başka yer değil de HDP ve neden kalkıp geldikleri Mersin veya Mardin değil de Diyarbakır’ diyecek olursanız, bir cevabı var. Daha çok ses getireceğini düşündükleri içindir.

İsyanlarının HDP’ye yönelmesi de aynı nedenle açıklanabilir ve anlaşılabilir.

Bir anne, evlat acısıyla “Kandil HDP’dir” diyor. Bir baba, çocuğunun HDP tarafından kandırıldığını söylüyor.

Fakat HDP’yi sorumlu tutma nedenleri, HDP’den beklentilerini dışavuruyor aslında. Parti yöneticilerinin, alıkonan çocuklarını kurtarmalarına yardım edebileceklerini düşünüyorlar. HDP’nin, isterse yapabileceğine olan inancın yansıması.

Dağa çıkma, çıkarılma ya da kaçırılmalardaki aracılık rolünü yalanlıyor HDP adına konuşanlar. Zaten haksız olsalar, polis ve istihbarat takibine çoktan yakalanmış ve gereği yapılmış olmaz mıydı?

Ama bu, o çocukların dağdan kurtarılmaları için ellerinden bir şey gelmeyeceği anlamına gelir mi, hayır.

Zorla kaçırılanlara ya da kandırılanlara aracılık etmemiş olabilirler ama kurtarılmalarına neden aracılık edemesinler?

HDP’nin yapabilecekleri var, oynayabileceği bir rol var ve elini taşın altına sokmaktan kaçmaması gerekir, amenna!

HDP önündeki eylemin spontane gelişmediği, organize olduğu, partinin planlı karalama saldırılarıyla hedefe konduğu gibi savunmalarda doğruluk payı olduğunu varsayalım…

Yine de HDP’nin mağdur anne ve babalarla dayanışmasına engel mi?

Hiçbir gerekçe, ailelerin yanında yer almanın, HDP için hem vicdani ve ahlaki hem de siyasi bir sorumluluk olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Ailelerin HDP’den talep ve beklentilerine gölge düşürecek tek şey, siyaseten istismar edilmeleridir.

Bağrı yanık annelerin feryadından yararlanmak, oluşan duyarlılığı HDP’yle siyasi hesaplaşmaya alet etmek, sadece o annelere ihanet değil. Sivil siyasetin güçlenmesini varlığını anlamsızlaştıran bir tehdit gören, bunu oldu olası istemeyen Kandil’in de ekmeğine yağ sürmektir.

“HDP Kandil’dir” suçlaması, HDP’yi rahatsız eder ve yıpratır ama Kandil’in tam da aradığı şeydir, zilsiz oynatacak kadar sevindirir.

HDP’ye karşı siyaseten köpürtülüp kullanılması yani araçsallaştırılmasının sakıncaları, daha saymakla bitmez.

Kayyum operasyonuna tepki eylemlerini bastırmak için eşzamanlı başlatıldığı, tesadüf olmadığı, terörle değil muhalefetle mücadele edildiği propagandasına bahane vermesi de cabası…

Medyadaki destek kampanyasının, Diyarbakır annelerinin eylemine böyle gölge etmeye hakkı yok.

Sanki HDP’den, Öcalan’ın seçim talimatlarına uymamasının acısı çıkarılıyormuş havası estiren bu gayretkeşlik, terörle mücadelenin altını oyar, akla zarar.

Demokratik siyaseti teşvik ve özendirerek dağdakileri legal alana çekecek yerde, HDP’yi kriminalize ederek illegal göstermek o ailelerin amacına hizmet eder mi, herkes bir daha düşünsün.

Amaç HDP’yi mi dövmek, sivil siyaseti mi cezalandırmak; yoksa dağdakileri mi bitirmek, dağa çıkışların önünü mü kesmek?

(KARAR)

Etiketler:
Share
406 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Her şey kültür ve sanat için…

    21 Ekim 2019 YAZARLAR

    Sirkeci Garı, 1890’dan beri İstanbul’un Avrupa’ya açılan kapısı ve 129 yaşında. 1908’de Bağdat Demiryolu’nun başlangıç noktası olarak yapılan Haydarpaşa Garı ise 111 yaşında. İstanbul’un sembolü olan bu iki tarihi garda bulunan bazı binalar ve açık alanlar, önümüzdeki 15 yıl boyunca sadece kültür ve sanat etkinlikleri için kullanılmak üzere, 2017’de 10 bin sermayeyle, 29 yaşındaki bir girişimci tarafından kurulmuş bir şirkete kiralandı. Genç girişimci, hiçbir şekilde ticari amaçlar için kullanamayacağı bu tarihi mekanlardaki binalar ve...
  • Konu kapandı mı?

    21 Ekim 2019 YAZARLAR

    Türkiye’nin güneyinde başlattığı harekât, ABD’nin müdahalesi ile durduruldu. Bu elbette bir Amerika müdahalesidir! Ne için yapılmıştır peki? Orada konuşlandırdığı “Kürtler”den oluştuğu söylenen silahlı unsurlarını korumak için. Suriye bir vekalet savaşı sahası ve ABD bu sahada PKK/PYD unsurlarını kullanıyor. Bu müdahaleyi “Kürtler ölmesin” diye mi yaptılar peki? Asla ve kat’a. Onlar için Kürtler ölmüş, Araplar ölmüş, Türkler olmuş hiç mesele değil. Hepsi ölebilir, bir tek İsrail yaşa malıdır! ABD’nin Türkiye’nin güneyinde oluşturduğu İsra...
  • Nuri Pakdil’in ardından

    21 Ekim 2019 YAZARLAR

    Gençtim, habersizdim, Nuri Pakdil destanını Şaban Abak’tan işittim ilkin. Sene 1988. Nuri Pakdil çoktan çekip gitmişti o vakit. Nesi varsa (Kitaplar, kitaplar, kitaplar) dağıtıp bir otel odasında inzivaya çekilmişti. Cesaret isterdi ziyaretine gitmek; yeterince devrimci -bilhassa “antifiravunist”- bulmadıklarını azarlarmış ve devrimcilik konusunda Nuri Pakdil’den geçer not almak çok zormuş zira. Antiemperyalistlik, antikapitalistlik, antinasyonalistlik, “antifiravunistlik” standartlarını çok yüksek tutarmış. Fevkalade hassas...
  • ‘Esed’le ne yapacağız’ sorusuna geldik

    21 Ekim 2019 YAZARLAR

    Endişeliydim, Barış Pınarı Harekatı sırasında başımıza bir çorap örüleceğinden. Trump bir türlü konuşuyordu ‘öteki Amerika’ bir türlü. Avrupa’da Macaristan hariç aleyhte beyanat vermeyen kalmamıştı. Münbiç’te rejim birdenbire yeni bir zemin kazanmıştı, üstelik YPG’yle temas halinde. Kobani de kapsam dışına çıkıyordu. Trump’ın tweetleri berbat mı berbattı. Mektubu tweetlerinden daha berbat. ABD Başkan yardımcısı Pence Ankara’ya gelmişti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’la tokalaşırken suratından düşen bin parçaydı. O saatlerde bor...