logo

Çekimser mendeburun tekidir


Rasim Özdenören
riozdenoren@gmail.com

Çekimser mendeburun tekidir. Sorumluluk üstlenmeye cesareti olmayan, sorumluluk üstlenmeyi beceremeyen, sorumluluktan kaçan, bir tuhaf tip…

Oy kullanmaktan kaçınır, fakat oylama sonucu nasıl tecelli ederse etsin, o sonuçtan istifade etmenin yolunu arar. Ve bulur: külfetinden kaçındığı bir hasılanın nimetine konmak ister.

Kendine göre gerekçeleri her zaman elinin altındadır. “Ben bu konuda oyumu kullanmak istemiyorum, çünkü….” diye başlayan cümlesi inandırıcılıktan uzaktır. O gerekçenin zıddı kâmili de aynı oranda geçerlidir.

İhtiyatlı davranıyormuş gibi görünür. Fakat sergilediği duruş gerçekte kaçaklıktır. Tilki kurnazlığı ile çakal ürkekliği arasında gidip gelir…

Tilki kurnazlığı diyorum ya, tilki masum bir hayvandır. Tilki, kümese girdiği anda kümesteki bütün tavukları boğar. Bu, aslında onun ürkekliğinden ileri gelir. Her tavuğun kanat çırpışını kendine tehlike olarak görür ve saldırır.

Çakal da ihtiyatlıdır. Genelde başka avcı hayvanların, aslanın, kaplanın artığı ile geçinir. Leşe yanaştığı anda büyük avcının hırlaması, kükremesi onun oradan uzaklaşmasına yeter.

Çekimserde de hem tilkinin ortalığı talan eden aç gözlülüğü, hem çakalın korkak ihtiyatlılığı el ele gider.

Gene de çekimseri tilkiye ve çakala benzeterek bu hayvancıklara haksızlık etmememiz gerekiyor. Çünkü o hayvanlar yaradılışlarının gereğini yerine getiriyor. Onlar, yapacakları edim hususunda tereddüt göstermezler, yapacakları her ne ise onu yaparlar ve onun hakkını yerine getirirler. Bu davranış biçimi onların hayat memat meselesidir.

Çekimser ise karşımıza daima bir “insan” olarak çıkar. İnsan demek sorumluluk demektir: sorumluluk üstlenme demektir.

Oysa çekimser tam da sorumluluktan kaçan biridir. Sorumluluk gerektiren bir makamın en tepesini işgal etmiş olsa bile, o makamın gerektirdiği sorumluluğu kullanmasını sonuçlayacak durumlarla karşı karşıya geldiğinde, sorumluluğunu kullanmaktan kaçınır. Mazereti şöyle bir şeydir: “Müdahale etmek istemedim. Müdahale etseydim, durum…” biçiminde ipe sapa gelmez bahaneler uydurur.

Çoğu kez konuşmaz, fakat konuşmaması sorumluluk duygusundan ileri gelmez; konuşursa sorumluluk altına gireceğinden kaygılanır.

Çekimser biriyle yola çıkılmaz. Çekimser yol arkadaşını yolda bırakır. O, daima, istisnasız, kaçınmasız, kendi çıkarını her şeyin önüne koyar. Onun çıkarı kendi zatının bile önünde yürür.

Hasbelkader sorumluluk gerektiren bir yere çıkmışsa, sümük gibi yapışıp kalır oraya.

Her almaşık karşısında vereceği bir cevap bulundurur dağarcığında. Ama cevaptan başka verecek bir şeyi yoktur. Pis bir tiptir…

(YENİ ŞAFAK)

Etiketler:
Share
235 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Anlamanın ölçüleri 1

    19 Temmuz 2019 YAZARLAR

    Geçen hafta Konya’da idik. Birkaç sanayici arkadaş (Mustafa Koruyucu, Hüseyin Gökalp, Yusuf Akay), mademki Allah bize kazandırıyor, biz de kazandıklarımızın bir kısmıyla O’nun dinine hizmet edelim diye Rihle adıyla bir ilmi faaliyet başlatmışlar. Çoğunluğu İlahiyatlı olan üç yüz elli kadar vasıflı öğrenci seçip Türkiye’nin, hatta İslam dünyasının her tarafından davet ettikleri hocalarla yoğun dersler yapıyorlar. Katılan öğrenciler, düzenli devam şartının dışında hiçbir ücret ödemiyor. Bu hizmeti üstlenen arkadaşlarımız da değme ilahiyatçılara ...
  • * Aslında ABD’ye teşekkür ederiz. * Patriot’ları vermedi, S400 aldık.

    19 Temmuz 2019 YAZARLAR

    Türkiye’nin S400’ler konusunda dik duruşu, ABD’de tam bir akıl tutulmasına yol açtı. Daha doğrusu, ABD’nin kendi içindeki bölünmeyi, iktidar farklılaşmasını, zaaflarını bir kez daha açığa çıkardı. Tehditler, şantajlar havada uçuşurken, S400’ler Türkiye’ye gelmeye başladı. Ama ABD yönetimi tavır belirlemekte zorlandı. Pentagon başka bir şey dedi, Beyaz Saray başka bir şey dedi. İsrail lobisi başka bir şey dedi. En sonunda, bizim için de oldukçahayırlı olacak bir karar verilebildi: Türkiye F35 programından çıkarıldı. Kendi savunma yatırımla...
  • Hakim değerler sistemi ve eğitim

    19 Temmuz 2019 YAZARLAR

    Sema Maraşlı hanımefendinin bazı ifadelerini sert ve gerektiği halde müsamahasız bulsam da çocukların ve gençlerin eğitimi konusunda aşağıya alacağım sözlerine imza atarım: “…Tabii bu arada çocuklarımızın hatalarında kendi paylarımızı da göz ardı etmeyelim. Çocuklarımızı iyi yetiştiremiyoruz; kabul edelim. Güzel yetiştirenlere sözüm yok, istisnalar kaideyi bozmaz. Fakat genel anlamda bir sorun var. Saygılı olsunlar diye baskı yaptık; bağımlı ve korkak oldular. Özgüvenleri gelişsin diye müdahale etmedik; saygısız oldular. Korkak olmasınlar di...
  • “Babaannem faceApp’lanınca derse geç kaldım”

    19 Temmuz 2019 YAZARLAR

    “Fotokopi için bekliyorum. Biliyorum geç kaldığımı. Yok ya uyku filan değil. Sabah sabah babaannem ‘bana yaşlanma şeysi yap’ dedi. Evet, bu telefonuma FaceAPP indir demenin babaannecesi. ‘Ne yapacaksın hiç gerek yok’ dedim. İkna edemedim. Ne dediysem boş. ‘Babaanne mahrem bilgilerin ele geçer bunlar veri topluyor filan’ diye korkutmaya çalıştım. ‘Benim ne verim varmış!’ dedi. Bir de bana haber geçti: ‘Dünyada 50 milyon kişi uygulamış bunu. Elle gelen düğün bayram’ diye. ’Ya diyemiyorsun ki babaanne sen 76 yaşındasın hangi yaşlanma efekti laz...