logo

07 Haziran 2019

Çağı anlamak


Taha Akyol
t.akyol@gmail.com

İçinde yaşadığımız çağın dinamikleri, nasıl bir ‘yeni dünya’ yaratıyor? Zihnimizde böyle bir sualin bulunmaması bize 14. Yüzyılda başlayan ticaret devrimini kaybettirdi… 16. Yüzyılda başlayan bilim devrimini kaybettirdi… 18. Yüzyılda başlayan sanayi devrimini kaybettirdi.

Bu üç devrim birbirine yol açarak ortaya çıkardığı ‘yeni dünya’larda Osmanlı ve bütün Asya küçüldü, ezildi…

Büyük şair ve tarih düşünürü Yahya kemal, matbaanın bizde iki asır gecikerek açıldıktan sonra ilgisizlikten kapanmasını, İmparatorluğun toprak kayıplarından daha vahim bir kayıp olarak nitelemişti.

Şimdi insanlık “Dördüncü Sanayi Devrimi”ni yaşıyor, aman kaçırmayalım.

DÖRDÜNCÜ SANAYİ DEVRİMİ

Bu tarihsel girişi yapmamın sebebi, YÖK Başkanı Yekta Saraç’ın “Dördüncü Sanayi Devrimi” kavramına atıfta bulunarak yaptığı açıklamadır. Prof. Dr. Yekta Saraç 2019-2020 eğitim yılının başında İstanbul’da üniversiteler, iş dünyası ve sendikaların katılımıyla “Geleceğin Meslekleri, Bölgesel Değerler ve Türk Yükseköğretimi” adlı kongre için çalışma başlattıklarını açıkladı.

Dördüncü Sanayi Devrimi, diğer bir deyişle dijital devrim, birçok meslekleri bitiriyor, yeni meslekler çıkarıyor.

Sayın Saraç, “Dünya Ekonomik Forumu”nun (WEF) verilerine göre, “yüksek hızlı mobil internet, yapay zekâ, buluş teknolojileri ve büyük veri analizlerinin adaptasyonu” ile ekonomide “hızlı, derin ve yaygın” gelişmeler yaşandığı belirtiyor.

Kongrenin amacı, Dördüncü Sanayi Devrimi’nin mesleklerini üniversitelerde ders olarak okutmak: “Bilgi Güvenliği teknolojileri, Havacılık Elektroniği, Yapay Zeka Mühendisliği, Yazılım Geliştirme, Dijital Medya ve Pazarlama, Hibrid ve Elektrikli Taşıtlar Teknolojisi, Üç Boyutlu Modelleme ve Animasyon…”

YÖK’ün bu konudaki stratejik amacı “akademiye, iş dünyasına ve sanayiye doktoralı, nitelikli insan kaynağı” yetiştirmek…

YENİ ZİHNİYET

YÖK daha önce “100/2000 Doktora Projesi” ile bu alanlarda öğretim üyesi yetiştirme projesine başlamıştı. Şimdi kongrede “öğrencilere yönelik dijital dönüşüm programları” müzakere edilecek.

Yeni çağın nasıl bir zihniyet gerektiğini görüyorsunuz. “Her şeyi bilen” bir veya birkaç kişi değil, doğru kararlar verebilmek için geniş katılımlı kongreler, müzakereler gerekiyor. Sonbaharda toplanacak kongreye de “üniversiteler, iş dünyası ve sendikalar” katılacak.

Akademik bilgi üniversiteden, ekonomiye uygulanması iş dünyasından, çalışma şartlarıyla ilgili boyutu sendikalardan… Bunlardan birini çıkarın, proje yürümez.

Dördüncü Sanayi Devrimi kavramını teorileştiren Klaus Schwab, aynı adla yayınladığı kitabında Araştırma Geliştirme çalışmalarıyla dünyada üretilen veri miktarının her 1-2 yılda iki katına çıktığını, bu bilgileri depolamanın, pazarlamanın ve kullanabilmenin belirleyici hale geldiğini anlatıyor. Şöyle diyor:

“Dördüncü Sanayi Devrimi ekonomisinin rekabet kuralları önceki dönemlerden tamamen farklı olacaktır. Ülkeler ve şirketler rekabet güçlerini koruyabilmek için bütün biçimleriyle inovasyonun ön saflarında yer almak zorundadır.” (s. 43. )

Görüyorsunuz değil mi, gerçek “beka meselesi”nin ne olduğunu?

SİYASETİN GÜNDEMİ

ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşlarının en önemli cephesi, Çin’in ucuz emek sektörleri değildir, Çin’in yüksek teknolojideki başarılarıdır. İşte Çin markası Huawei savaşın en stratejik cephesidir.

ABD üniversitelerine en çok öğrenci gönderen ülke Çin’dir. Komünist Çin, kapitalist Harvard Üniversitesine hukuk öğrencileri gönderiyor.

Çin’de yurt dışında okuyanlara ajan falan diye bakmıyorlar, manen dışlamıyorlar. Aksine, ülke sisteminde işlevsel bir yer almasını sağlıyorlar.

Çin’deki bu nesil er geç demokrasi ve hukuk için yeniden ayağa kalkacaktır.

Zira yeni çağın gerektirdiği insan tipinin birinci özelliği özgür ve yaratıcı düşünce sahibi olmaktır. Kişilikli ve aynı zamanda ekip çalışması yapabilen, hür düşünceli ve müzakereci, iyi eğitimli…

Sayın Saraç’ın referans yaptığı Dünya Ekonomik Forum’una göre Türkiye orta öğretim kalitesinde dünyada 99. sıradadır!

Daha önemli bir beka meselesi olabilir im?

Beka meselemiz yeni nesillerin her kademede bilgi, üretim, inovasyon gibi heyecanlarla yetiştirilmesine bağlıdır.

YÖK’ün bu yöndeki çalışmalarını kamuoyu olarak desteklemeliyiz.

(KARAR)

Etiketler:
Share
39 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Demek ki…

    25 Haziran 2019 YAZARLAR

    Doğrusu bu kadar beklemiyordum. Bir kağıda herkes fikrini yazsın, saklayalım, bakalım kim doğru tahmin edecek deseler 51’e 49 civarında bir şey yazardım. Hadi olsun 52’ye 48. Birer puan bağımsızlar ve diğer partiler için düş, 51’e 47. Fark, benim tahmin ettiğimden çok fazla çıktı. Şu saat itibarıyla (20:00 civarı) 54’e 45. Demek ki benim ulaştığım göstergeler gerçekliği eksik yansıtıyor. Demek ki kamuoyu araştırma şirketleri -spekülatörleri, merdivenaltı anketçileri, siparişe uygun anket üreten sahtekarları hariç tutuyorum- bu işleri b...
  • 31 Mart’ın en doğru hikayesini seçmen yazdı

    25 Haziran 2019 YAZARLAR

    Son birkaç yılda AK Parti’nin kendi ilkelerinden uzaklaştığını, reformist kimliğini kaybettiğini yazarak hiçbir hesabın ve beklentinin içinde olmadan uyarılarda bulunmaya çalışıyoruz. Bu süre içinde özellikle görevli troller tarafından linç kampanyalarına tabi tutulduk, AK Parti’ye ihanetle suçlandık. Oysa yaptığımız sadece, geçmişte bu ülkede özgürlük mücadelesi vermiş, Türkiye’nin sorunlarının çözümünün ancak hukukun üstünlüğünün sağlandığı demokratik hukuk devletiyle mümkün olabileceğine inanmış ve bu konuda ciddi mesafeler almış AK Parti ik...
  • Sandığın isyanı

    25 Haziran 2019 YAZARLAR

    23 Haziran’da kurulan sandık siyasal tarihin unutulmaz kilometre taşlarından birisidir. Sadece İstanbul seçimi değildir. Ekrem İmamoğlu açık farklı bir zaferle birlikte, belediye başkanlığından fazlasını kazanmıştır. Sonuçtan bağımsız olarak demokrasinin kazandığını kabul etmek lazımdır. AK Parti ise İstanbul belediye başkanlığını 31 Mart gecesi seçim verilerinin kesildiği anda kaybetmişti. Nitekim sabaha karşı seçim sonuçları bunu gösterdi. Tartışmalı, yanlış ve kesinlikle adil olmayan bir kararla seçimin iptal edildiği 6 Mayıs’ta da 23 Haz...
  • Basiretsizliğin ve ferasetsizliğin bedeli

    25 Haziran 2019 YAZARLAR

    Ekrem İmamoğlu üç aşağı beş yukarı 31 Mart'taki kadar oyla kazansaydı, 'Gasp edilen hakkını geri aldı, adalet tecelli etti' denip geçilebilirdi; ama dünkü seçimin neticesinde bundan fazlası var: Adaletin tecellisi + maşeri vicdanı yaralayan eylem ve söylemlerin ağır faturası. 31 Mart'ta AK Parti'li Binali Yıldırım'a oy vermiş olan pek çok seçmen de bu sefer CHP'li İmamoğlu'ndan yana oy kullanarak faturanın şişmesine katkıda bulundu. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İmamoğlu ve CHP'ye karşı varını yoğunu orta...