logo

15 Eylül 2018

Burası Amazon ormanları değil!


Mete Yarar
m.yarar@gmail.com

İki seneden beri araştırmacı yazar olarak kendimi oldukça şanslı görüyorum. Neredeyse bu sürede bütün Türkiye’yi iki kez gezdim ve başka ülkelerdeki bütün sorunlu bölgelere gidebildim.

Orada yaşayanların gözlerinin içine bakarak konuştum. Bunu da bir parti gözetmeden yaptım. Onlarca lisede ve üniversitede konuşma yaptım. Birçok farklı meslek odasına, Türkiye’nin geleceğinde ne olacağını merak ettikleri konularda sunum yaptım.

Güvenlik ve mülki erkân ile birçok konuyu tartışma fırsatı buldum. Yani işin özü tahlil yapmak için oldukça fazla miktarda veri topladım. Bu verileri politize olmadan da ilgilenenlere aktardım. Bu sayede son dönemde oldukça zor konularda hataya düşmeden analiz yapabildim.

***

Bazen sosyal medya hesapları üzerinden bu hatayı biz nasıl yaptık benzeri özeleştiriler yapan kişileri görüyorum. Sizlere haddimi aşmadan neden hata yaptığınızla ilgili naçizane birkaç bilgi vereyim.

Öncelikle seçmene Amazon’da yeni bulduğunuz ilkel kabile muamelesi yapmaktan vazgeçin.

İkna etmeniz gereken seçmen politik anlamda aynı görüşte olduğunuz kişiler değildir. Söylemlerinizin testini açık ara olduğunuz yerde değil hiç oy almadığınız yerde yapın.

Her miting alanında farklı bir söylem dile getirdiğinizde diğer seçmenin bundan haberi olmadığını asla düşünmeyin. Dünya global bir köy. Edirne, Hakkari, Artvin ve Muğla arasında aynı dili kullanmadığınızda bir iyi bir kötüyü götürmeye başlar.

İnsanların yıllarca oy attığı ve sevdiği insanlara, meydanlarda söz söyleyerek karşı bloktan oy alamazsınız. Çünkü seçmenler önce insandır. Değer verdiklerine söz söylendiğinde kendinin de aşağılandığını düşünür.

Anadolu’da yaşayan halkımızın vatan söz konusu olduğunda asla bir ‘B planı’ yoktur. Hiçbir sorun beka probleminin önüne geçemez. Ona laf söyleyeni de asla bir yere taşımaz.

Şehit ve gaziler veya kahramanlarına laf söylendiğinde seçmen üzerindeki etkisi atom bombası düşmüş gibi olur. Son iki seçimdir “15 Temmuz bir tiyatro” veya “Apoletlerini sökerim”, “Amerikalılar beni aradı” söyleminin kaç puan kayba yol açtığını bilmiyorsanız bir araştırma şirketine sormanızı öneririm. Benim tespitlerim enaz beş puandır. Bunun etkisi ise Meclis’te 10 puana denk gelir.

Memleketimizin insanının sağduyusu ve feraseti vardır. Ona makarnacı, kömürcü sıfatlarıyla yaklaşanların önce kendilerine bakmasını öneririm. Her şeyin azına sahip olanların bütün cephelerde gönüllü olduğunu unutmayın. Onlar kurtuluş savaşının ruhunu hâlâ taşıyorlar. Tuzu kuru olanlar hangi manda yönetimi daha iyidir tartışması yaparken Anadolu son evladını da elindeki iki şeyden birini de cepheye gönderiyordu.

O nedenle ilk sıkıştığı anda yurt dışına kaçma planları yapanların kimseye makarnacı demeye hakkı yoktur. Bu söylem siyaseten de kimseye fayda sağlamaz.

***

Daha önce yazdığım bir anıyı tekrar paylaşacağım.

“Ağa ölünce Londra’ya eğitime gönderdiği oğlu memleketine geri döner. Onlarca köye sahiptir. Bütün köylerde yaşayan insanlarla tanışmak için mükellef bir sofra kurdurur.

Herkes yer sofrasının etrafına oturur. Genç ağa kimsenin yemeğe başlamadığını görünce buyursanıza der. İnsanlar saygıdan siz başlayın biz de başlarız derler.

Ağa bu cevaba, ‘Biz her gün yiyoruz siz buyrun’ der. Ortamda buz gibi bir hava eser. Kimse tek laf etmeden sofradan kalkar ve gider.”

Bu toplumun kendi içinde telepatik bir iletişimi olduğunu hep düşünmüşümdür. Tek lafta adam sever tek lafla adam çizer. Bunu da hiç konuşmadan Samsun’daki ile aynı anda Mersin’deki yapar.

Memleketin Londra’dan gelen ağa çocuklarına değil. Bu ülkenin dilinden anlayan, nerden geldiği çok da önemli olmayan eğitimli insanlara ihtiyacı var. Kendi lisanıyla farkındalık yaratanı da başında taşır.

Burası Anadolu, Amazon değil. (KARAR)

Etiketler:
Share
2373 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Anlamanın ölçüleri 1

    19 Temmuz 2019 YAZARLAR

    Geçen hafta Konya’da idik. Birkaç sanayici arkadaş (Mustafa Koruyucu, Hüseyin Gökalp, Yusuf Akay), mademki Allah bize kazandırıyor, biz de kazandıklarımızın bir kısmıyla O’nun dinine hizmet edelim diye Rihle adıyla bir ilmi faaliyet başlatmışlar. Çoğunluğu İlahiyatlı olan üç yüz elli kadar vasıflı öğrenci seçip Türkiye’nin, hatta İslam dünyasının her tarafından davet ettikleri hocalarla yoğun dersler yapıyorlar. Katılan öğrenciler, düzenli devam şartının dışında hiçbir ücret ödemiyor. Bu hizmeti üstlenen arkadaşlarımız da değme ilahiyatçılara ...
  • * Aslında ABD’ye teşekkür ederiz. * Patriot’ları vermedi, S400 aldık.

    19 Temmuz 2019 YAZARLAR

    Türkiye’nin S400’ler konusunda dik duruşu, ABD’de tam bir akıl tutulmasına yol açtı. Daha doğrusu, ABD’nin kendi içindeki bölünmeyi, iktidar farklılaşmasını, zaaflarını bir kez daha açığa çıkardı. Tehditler, şantajlar havada uçuşurken, S400’ler Türkiye’ye gelmeye başladı. Ama ABD yönetimi tavır belirlemekte zorlandı. Pentagon başka bir şey dedi, Beyaz Saray başka bir şey dedi. İsrail lobisi başka bir şey dedi. En sonunda, bizim için de oldukçahayırlı olacak bir karar verilebildi: Türkiye F35 programından çıkarıldı. Kendi savunma yatırımla...
  • Hakim değerler sistemi ve eğitim

    19 Temmuz 2019 YAZARLAR

    Sema Maraşlı hanımefendinin bazı ifadelerini sert ve gerektiği halde müsamahasız bulsam da çocukların ve gençlerin eğitimi konusunda aşağıya alacağım sözlerine imza atarım: “…Tabii bu arada çocuklarımızın hatalarında kendi paylarımızı da göz ardı etmeyelim. Çocuklarımızı iyi yetiştiremiyoruz; kabul edelim. Güzel yetiştirenlere sözüm yok, istisnalar kaideyi bozmaz. Fakat genel anlamda bir sorun var. Saygılı olsunlar diye baskı yaptık; bağımlı ve korkak oldular. Özgüvenleri gelişsin diye müdahale etmedik; saygısız oldular. Korkak olmasınlar di...
  • “Babaannem faceApp’lanınca derse geç kaldım”

    19 Temmuz 2019 YAZARLAR

    “Fotokopi için bekliyorum. Biliyorum geç kaldığımı. Yok ya uyku filan değil. Sabah sabah babaannem ‘bana yaşlanma şeysi yap’ dedi. Evet, bu telefonuma FaceAPP indir demenin babaannecesi. ‘Ne yapacaksın hiç gerek yok’ dedim. İkna edemedim. Ne dediysem boş. ‘Babaanne mahrem bilgilerin ele geçer bunlar veri topluyor filan’ diye korkutmaya çalıştım. ‘Benim ne verim varmış!’ dedi. Bir de bana haber geçti: ‘Dünyada 50 milyon kişi uygulamış bunu. Elle gelen düğün bayram’ diye. ’Ya diyemiyorsun ki babaanne sen 76 yaşındasın hangi yaşlanma efekti laz...