logo

Bu pısırıklıkla daha çok dayak yeriz!


Ali İhsan Karahasanoğlu
a.karahasanoglu@gmail.com

Bir yanda ABD’ye rest çeken Türkiye’yi yöneten AK Parti iktidarı..

Diğer yanda, üç kuruşluk yalancıların kaleminden şamaroğlanına dönmüş bir AK Parti iktidarı..

Somut örneklerini vereceğim..

Birincisi Emin Çölaşan..

Danıştay Başkanı ve kızı üzerinden, AK Parti’ye, Tayyip Erdoğan’a çakıyor.

Dün akşam saatlerine kadar bekledim ki, Danıştay Başkanı veya kızı veya avukatları, bir açıklama yapsınlar..

Bu yalancının mumunu söndürsünler..

Tek bir açıklama gelmedi..

Kendilerini feda etmiş görünüyorlar..

Benim için bir beis yok..

Kendilerini feda edebilirler.

Ama esas hedef kendileri değil..

AK Parti iktidarı..

Dindar insanların yönetimi..

Onun için de..

Bize müdahil olmak düşüyor..

Yapılan suçlamalara cevap vermeyenlerin pısırıklıklarını bir kenara bırakıp..

Maskeleri indirelim..

Ne diyor Emin Çölaşan?

“Danıştay Başkanı Zerrin Güngör’ün kızı Gonca Hatinoğlu hakim olmuş!

Gerekli işlemler yapıldıktan sonra kura çekmiş.

Elazığ çıkmış.

Fakat valide hanımın gönlü herhalde bu uzak yere atamayı içine sindirememiş olmalı ki, Elazığ’a atanan Gonca orada bir gün kaldıktan sonra Yargıtay’a atanmış.

Deneyimsiz bir hakimin daha ilk günden Yargıtay’a getirilmesi olacak şey değildir.

Orada birkaç gün kalmış…

Ve kızımız hemen ardından Cumhurbaşkanlığı sarayındaki Hukuk Hizmetleri Dairesi’ne Başkan olarak atanmış. Yargıdaki bu eşi benzeri olmayan jet yükseliş için… ”

Danıştay Başkanı hakkında birden fazla aleyhte yazı kaleme almış bir gazeteci olarak söyleyeyim..

Amacım Danıştay Başkanı’nı savunmak değil.

Çünkü o Başkan’ın, Danıştay’daki dindar üyelere neler yaptığını çok iyi biliyorum..

Ama o başkanın eleştirildiği konunun izahı da çok basit..

“Eş durumundan hanımefendi Ankara’ya gelmiş.”

Yüzlerce, benzer atama var..

Bunu, o çarpıtmayı yapan Emin Çölaşan da çok iyi biliyor..

Fakat, AK Parti çizgisi ile bire bir de örtüşmeyen bu isimler üzerinden, Emin Çölaşan saldırıyor.

Bu isimler suskun kalıyor. Pısırıklık yapıyorlar..

Zararı da, dindar yöneticiler çekiyor.

Dayağı biz yemiş oluyoruz…

Diyeceksiniz ki..

“Danıştay Başkanı, pısırıklık yapmayıp da, ne yapabilirdi ki?”

“Dava açsın” falan demiyorum..

Suç duyurusunda bulunmasını istemiyorum..

Ama şunu yapabilirdi..

Emin Çölaşan’ın eşi ile, Danıştay’da birlikte yıllarca görev yapmış bir yüksek hakim olarak.

Emin Çölaşan’ı da, eşi Tansel Çölaşan’ı da, çok iyi tanıyan bir isim olarak..

Kendisinin üzerinden Tayyip Erdoğan’a çamur sıçratmak isteyen bu yalancıya..

Şu hatırlatmayı yapabilirdi:

“Emin Bey..

Muhtereme eşiniz hanımefendi, hayatında bir ay dahi, Ankara dışında bir görevde bulunmuş mudur? Sen hatırlamıyorsun, ben sana hatırlatayım.. Ankara’da memurluğa başlamış, Ankara’da emekli olmuştur.. Eşiniz hanımefendi, deneyimsiz bir hakim iken, Ankara’da göreve başlayabiliyor da.. Benim kızıma sıra gelince mi, Ankara’da hakimliğe başlamak ‘piyango’ oluyor.. Senin eşinin Ankara’da hakimliğe başlayıp, Ankara’da hakimliği bırakması ‘devlet kuşunun onun başına konması’ olmuyor da.. Aynısı, benim kızım için söz konusu olduğunda mı, ‘devlet kuşu konma’ gündeme geliyor?”

Evet..

Yalan değil, dolan değil..

Emin Çölaşan’ın eşi, 1967’de Danıştay’da işe başlıyor.. Danıştay’dan emekli oluyor..

Tüm meslek hayatını, Ankara’da geçiriyor..

Ama bu gerçeği bilen Emin Çölaşan, kendi eşine toz kondurtmaz iken.. Biraz farklısı da olsa, benzer bir uygulamayı gösterip, Tayyip Erdoğan’a kara çalmaya kalkışıyor..

Bir pısırıklık vakası daha..

Hürriyet’te hergele hemen atlamış..

Gayrimenkul kiraları hakkında, “dolar ile değil, TL ile ödeme” kuralı getirildi ya..

Türk Hava Kurumu’nun, İstanbul Laleli’deki trilyonluk taşınmazında adeta bedava oturmaya kalkan hayali ihracatçı işadamının sözcülüğüne soyunup..

THK’nın ihtarnamesini, “THK, Reis’e rağmen dolarda ısrar ediyor” diye köşesine taşımış..

Düşünebiliyor musunuz..

Yüz binlerce kira akdi var. Bunların büyük çoğunluğu dolar üzerinden yapılmıştır..

Bir düzenleme getiriliyor..

“Dolar üzerinden değil, TL üzerinden kira ödemesi yapılacak” deniliyor..

Bizim sözde gazetecilerimiz..

Böyle bir değişikliğe rağmen, dolar üzerinden ödeme yapmasını isteyen mal sahiplerinin mağduru olarak, bula bula, Türk Hava Kurumu’nun bir kiracısını bulup, Reis’e şikayet ediyorlar..

Bre hergele..

Dolar ile kira ödenmeyecek ise..

Buna örnek bulmak için, daha 10 ay önce hayali ihracattan tutuklanıp bırakılan, sonrasında bir daha tutuklanıp, şu an cezaevinde mi, serbest mi belli olmayan bir adamı mı seçtin?

Adam THK’nın gayrimenkulüne yerleşmiş..

“Ohh, kebap” diye orda kimi zaman kira bile ödemeden işini yürütüyor..

“Dolar ile kira ödenmeyecek” denildiğinde de..

“Ben mağdurum” diye ortalığa çıkıp, hergeleyi de kendisine sözcü tayin ediyor..

Peki..

THK ne yapıyor, bu operasyon karşısında..

O da, pısırıklıktan tam not alacak şekilde, suskun kalıyor..

Oysa başında bir general var..

Bir basın toplantısı düzenlese..

“Bu adamı tanıyor musunuz.. Bu adam, bizim taşınmazımızı 4’e kiralayandan, hakkı olmadığı halde devir alıp, sonra içindeki mağazaları 10’a kiraya verip, bize 4’ü bile vermeyen bir adamdır” dese ya..

Demiyor..

Anadolu Ajansı bile..

Kalkıp, o hayali ihracat sanığı adamın savunmasını yapacak şekilde olayı haberleştiriyor..

Sonuçta dayağı, dindar insanlar, dindar yöneticiler yemiş oluyor..

Onun için diyorum ki..

Çoğu da bizim mahallenin dışındakilerin bu pısırıklıklarıyla, dindar insanlar olarak bizler, daha çoook dayak yeriz..

(YENİ ŞAFAK)

Etiketler:
Share
156 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Kaşıkçı cinayetinde ikinci aşama: Er Selman’ı kurtarmak

    23 Ekim 2018 YAZARLAR

    Kafamızı netleştirelim, fotoğrafın tamamını gözümüzün önüne getirelim: Dünya tarihinde bir kişi konsolosluğa sokulup öldürülmemiştir. İlk defa böyle bir olayla karşı karşıyayız. Dünyada hiçbir devlet kendi vatandaşını, kendi konsolosluğunda böylesine hunharca öldürmemiştir. Ve dünya tarihinde hiçbir devlet, resmi konsolosluğunda, resmi devlet yetkilileri tarafından vatandaşının öldürüldüğünü itiraf etmemiştir. Fotoğrafımız budur ve bunu aklımızda tutalım. SUUD, CİNAYETİ NEDEN İTİRAF ETTİ? Suud, cinayeti Türkiye’nin cinayeti başarıyla çözm...
  • Hangi savaştan bahsediyoruz?

    23 Ekim 2018 YAZARLAR

    Sadece kan gölüne dönen Ortadoğu’dakinden mi? Bitince yeniden başlamayanı hangisi? Galibi belli olunca barışı sabit olarak tesis edebilen bir zafer türü var mı herkesçe kabul gören? Bu sorular sonsuz sayıda çoğaltılabilir. Velhâsıl savaşı bizim dışımızda görmek gerçeğin üzerine örtü çekmek demek. Bu bir tür yabancılaşma hatta. Savaşın insan ile kaim olduğunu ve kesintisiz devam ettiğini aslında eskiye oranla bugünün küresel tüketim ve iletişim kültüründe idrak etmemiz çok daha kolay. Çünkü bilgi çağı dediğimiz bu dönemde her şey kadar savaş d...
  • Andımız, öğretmenimiz, Kemalizm’imiz!

    23 Ekim 2018 YAZARLAR

    Cumartesi gün, 2. Batman Kitap Fuarı’nın konuğu olarak kadim dostum Muhammed Berdibek ile şehirdeydik. Yaklaşık 1,5 saat süren çok hoş bir konferans gerçekleştirdik Batmanlılarla. Ayakta durmaya zorlanacak kadar hasta olmama rağmen günün sonunda “iyi ki geldim” dediğim bir güzellik hissiyle doluydum. Konferansta yaşanan bir durum hariç… Bir genç kız “ben etnik olarak Kürdüm. Her sabah andımızı okuyarak büyümek çok tuhaftı. Siz andımız hakkında ne düşünüyorsunuz?” diye sorunca bir başka dinleyici mikrofonu kapıp “Türkiye Cumhuriyeti’ne va...
  • Kaşıkçı’dan sonra başkaları da öldürülecekti Selman-Zaid projesinin Türkiye ayağı neydi? Erdoğan bugün nasıl bir açıklama yapacak? Selman’ı Trump bile kurtaramaz artık..

    23 Ekim 2018 YAZARLAR

    Kim ne derse desin, Cemal Kaşıkçı cinayeti, S. Arabistan Veliahtı Muhammed Bin Selman’ın bizzat talimatıyla gerçekleşmiştir. Türkiye’ye gönderilen cinayet ekibi, tamamen onun yakın ekibinden oluşmaktadır. Cinayete ilişkin “karartma” operasyonu yine bizzat kendisi tarafından yürütülmektedir. Kim ne derse desin, bu cinayette ya da bu operasyonda S. Arabistan, BAE, Mısır, İsrail istihbaratı ortak çalışmıştır. Olay ABD istihbaratının bilgisi hatta dahli ile yürütülmüştür. Daha önce birçok bölge ülkesinde yapılanlara benzer bir cürüm bu sefer Tür...