logo

Biz ne düşünüyoruz, onlar ne anlıyor?


Mustafa Karaalioğlu
m.karaalioglu@gmail.com

Coğrafyası bizim gibi hareketli ve çevresinde çatışmaların eksik olmadığı bir ülkenin diplomatik mesaisinin de kaçınılmaz olarak bu tempoyu taşıması gerekir. Sınırımızda bir Norveç veya İsviçre bulunmadığı ve hemen hemen bütün sınır başkentleri istikrarsız seyre mahkum olduğu için tablo aktif olmayı kaçınılmaz kılıyor. Sadece bugün değil, her dönemde Türkiye “bu bağlamda” zor dönemden geçmektedir.

Tek başına Suriye meselesi bile hem özel olarak Türkiye’nin aktif diplomasi uygulamasını, hem de bunu yaparken bölgesel ve küresel aktörlerin hamlelerine duyarlı olması gerektiğini gösteriyor.

Bir yandan Rusya ve İran’la birlikte Astana süreciyle bağlanan yoğun bir ilişki içindeyiz. Öte yandan ABD ile Münbiç’te birlikte devriye halinde bulunuyoruz ama aynı zamanda daha geniş bir operasyon için müzakerelerimiz sürmekte. Daha geniş, yani; PYD/YPG’yi Fırat nehrinin doğusundan temizlemek maksatlı belki de Cumhuriyet tarihinin en büyük askeri harekatı…

Bir yanda da Irak meselesi var ve bu ülke PKK ile mücadelemizde kilit öneme sahip çünkü Kandil ve diğer kamplara ev sahipliği yapıyor. Sadece bu da değil, Kuzey Irak Kürdistanı’nda Ankara’nın yakından ilgili olduğu büyük bir sorun da dondurucuda bekliyor. Suriye’de bir operasyon olursa, bu ülkedeki YPG varlığının sığınma noktası Irak toprakları olacak mı olmayacak mı? Olursa hiç şüphesiz yeni ve daha büyük bir sorun baş gösterecektir.

Gelgelelim Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna harekat düzenlemesine ABD karşı da Rusya ve İran ve dolayısıyla Şam rejimi taraftar mı? Görünen ve anlaşılan o ki değil. Herkes Ankara’nın güvenlik kaygılarını anlıyor ama bundan Ankara’nın anladığı şeyi anlamıyor. Bizim için güvende olmak demek Kuzey Suriye’de PYD yönetiminde bir özerk veya fiili olarak özerkleşmiş bir bölgenin var olmaması demek. Rusya ve ABD için ise, Suriye’de nisbeten sönmüş olan savaşın mevcut statükoyla barışa evrilmesi daha mantıklı. Bu da PYD’ye imkan tanımak anlamı taşıyor. Yeni anayasa girişimleriyle de bu durumu tahkim etme niyetleri gizli değil, malum.

Bu noktada; yani Türkiye’nin güvenlik kaygılarını anlama bahsinde iki formül art arda geldi. Birincisi ABD Başkanı’nın ortaya attığı güvenli bölge formülüydü. Kulağa tabi iki hoş geliyor çünkü Türkiye de baştan beri bunu söylemekteydi. Ama şimdi Trump’ın düşündüğü aynı şey mi belli değil. Kaldı ki ne düşündüğü de pek belirsiz. Bunu artık hiç düşünmüyor bile olabilir. Tıpkı, önce bir ay sonra 120 gün içinde askerlerini Suriye’den çekeceğini açıkladıktan sonra şimdi belirsiz bir tarihe doğru gitmesi gibi…

Yine de Trump’ın güvenli bölge önerisi en zayıf haliyle dahi Türkiye’ye bir inisiyatif alanı vadediyor. Lafız olarak olmasa bile fiilen mümkün bu. Muhtemelen aceleyle dile getirilen bu formülün şimdilerde pek tartışılmaması da bu fiili durumdan kaynaklanıyor.

Açık ki Rusya, bizim dahi unuttuğumuz Adana mutabakatını bu nedenle ortaya attı. Attı atmasına da mutabakattan Rusya’nın anladığı şeyle bizim anladığımız yine farklı. Moskova “Aranızda zaten PKK’ya karşı bir akitleşme vardı, o halde sorunu operasyonla değil Esad’la görüşerek çözün” imasında bulunuyor. Biz ise, “Madem aramızda böyle bir mutabakat var ve Suriye yönetimi bize karşı PKK tehdidi üretmeyeceğine söz vermişti ve şimdi bu söz tutulmadığına göre o halde biz de müdahale edebiliriz” yorumunu yapıyoruz.

Final sahnesi, oyunun hep en çetrefilli ve sürprizlere açık anıdır.

Zor bir diplomlatik satranç evet ama bu kez iyi oynamazsak ileride telafi hamlesi bulmak daha zor olacak…

(KARAR)

Etiketler: » » » » » » » » » » »
Share
255 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Neredesin Yusuf?

    15 Eylül 2019 YAZARLAR

    Şol rivayet odur ki, kardeşleri ne yapıp edip babalarını ikna ederek Yusuf’u kıra götürme izni aldıklarında niyetleri kesin olarak onu öldürmektir. On erkek kardeşin onu da bu cinayet üzere anlaşmışlardır. Yusuf’u öldürüp çöle atıverecekler, başlarına bela olan bu güzeller güzeli çocuktan ebediyen kurtulacaklardır. Yusuf’u hırpalayıp, ağzını yüzünü kan revan içerisinde bıraktıklarında, kardeşlerin en büyüğü bıçağını çekmiş, kardeşini öldürmek üzere hamle etmiş, lakin onu öldürmeye muvaffak olamamıştır. Niye böyle olmuştur bu? Çünkü muradı b...
  • Buridan’ın eşeği ya da buldukça bunamak

    15 Eylül 2019 YAZARLAR

    Buridan’ın eşeği alegorisi ile buldukça bunayanın hali arasında bir benzerlik yok. Olsa olsa tersinden bazı çıkarımlarda bulunulabilir. Buldukça bunayan genelde şımarık çocuk halidir. Verileni beğenmez, daha çoğunu daha iyisini ister. Daha çoğu ve daha iyisi verilse onu da elinin tersiyle iter. İstemem, diye bağırıp çağırır, tepinir... O ancak ona sırt çevirerek adam edilir. Hiç açlık yaşamadığı için açlığın ne olduğunu bilmez. İstemedikçe daha çoğunu verme yerine, “Sen bilirsin” diyerek önündeki de çekilirse bir süre sonra beğenmediği ne va...
  • Beton Ekrem, bu kadar parayı ne yapıyor?

    15 Eylül 2019 YAZARLAR

    Hepsi birlik oldular.. Davutoğlu’cular.. Babacan’cılar.. Gül’cüler.. CHP’lilerin zaten kendi adayları idi.. Ülkücü geçinen İyi Partililer.. Ülkücüleri faşistlikle suçlayan Kürt ırkçısı HDP’liler.. Hatta.. Başkanlığa aday gösterdikleri ismin aldığı oydaki gerilemeye bakarsanız.. “Milli Görüş’ün tek temsilcisiyiz” diyen Saadet Partililer.. Hayatını Kur’an okumaya ve öğretmeye adayan Süleyman Hilmi Tunahan’ın talebelerinin bir kısmı.. Kendilerini “Nurcu” olarak tanıtan, ellerinde günlük gazeteleri olan, aslında baş...
  • Para para para…

    15 Eylül 2019 YAZARLAR

    Bir zamanlar Eurovision diye bir müzik yarışması vardı. Ajda Pekkan “Para para para” diye bir şarkıyla katılmıştı. “Petroil” diye bir sevgilisi de vardı bir zamanlar. Petrol’dü aşkımız. Para ile başımız belada. Para put, para fitne, para oltadaki yem! “Varlığı bir dert yokluğu yara” bu paranın. Bir bakıyorsunuz para muslukları kesilmiş. Bir bakıyorsunuz her yerden para yağıyor Türkiye’ye. Şimdi yeni bir operasyonla karşı karşıyayız. Söyleyeyim, içerideki patronlar, dışarıdaki patronlardan dibe vuran ekonomide satılık kelepir fabrikaları S...