logo

11 Temmuz 2019

‘Biz kaybetmedik’ siyasetinin kodları


Akif Beki
a.beki@gmail.com

AK Parti liderliğinin seçim sonuçlarına nasıl tepki vereceği içeride ve dışarıda merakla bekleniyordu, orası artık kesinleşti; yenilgi üstlenilmeyecek…

Halk arasında ‘sonuna kadar inkar’ olarak da bilinen meşhur politika izlenecek. ‘Kim demiş bendim diye, o yenilen aslında ben değilim, karıştırıyor olmalısınız, başkasına benzettiniz herhalde, hayal görmüş olmayasınız’ şeklinde uzayıp giden klasik savunma argümanları, siyasete uyarlanıyor.

Hala bir umutla yenilgi itirafı bekleyenler, yanıldı.

Yapılan hataların yol açtığı bir yenilgiyi kabul etmek yerine, gerçekte kaybetmediğini, kazanan tarafın kendisi olduğunu kabul ettirmeye çalışma stratejisi yürürlüğe sokuldu bile.

Geriye, inandırmak kalıyor. ‘Kalan sağlar bizimdir’ prensibi tıkır tıkır işletilecek. İnanma güçlüğü çekenlere kendini çek etme çağrıları başladı. Hataların telafisini isteyen, çürüme arayan, kendi iman tahtası sağlam mı, ona bakacak.

Parti politikalarının doğruluğunu sorgulayanlar, isabetli kararlar alındığından tereddüde düşenler, sisteme inancı zayıflayanlar din düşmanlarının değirmenine su taşıyıp taşımadıklarından şüphe ettirilecek.

Yoksa; siyasette yol ayrımına gelenler ‘ümmeti parçalama, din kardeşliğine zarar verme, fitne çıkarma’ gibi ithamlarla karşılanır mıydı?

Değilse; işlevsizleşen kurulları çalıştırarak, devre dışı kalan ortak akla müracaat ederek düzeltme, toparlama taleplerine, tıkanan ve aksayan taraflarını düzelterek sistemi daha da hızlandırma vaadiyle cevap verilir miydi?

Sanki bürokrasideki tıkanma, hala tek elde toplanmamış birtakım yetkilerin varlığından kaynaklanıyor. Sağda solda unutulmuş bu inisiyatif kırıntıları da tek elde toplanınca devlette tek başlılık, dört başı mamur hale gelecek. Devlet içinde devlet olurmuş gibi politbürodan bağımsız, otonom, başına buyruk takılma heveslisi hiçbir karar organına, derebeyi özentisi hiçbir yetkili daireye göz yumulmayacak. En alttaki birime kadar küçük, büyük demeden hepsi merkezi idarenin çelik çekirdeğine bağlanacak. Sorunlar da bu sayede ayak üstü şipşak mükemmel çözüme kavuşturulacak. Sistemin işleri yavaşlattığı, yukarıya sormadan rutin kararların bile alınamadığı, bütün yolların en tepeye çıktığı, oralara ulaşan bir kanal bulunamadan günlük sıkıntıların bile aşılamadığı şikayetleri böylece giderilecek. Ve halkın aşırı merkeziyetçi işleyişten artan hoşnutsuzluk ve eleştirileri, merkezileşmeyi daha da güçlendiren bu destek ve imkanla ortadan kaldırılmış olacak…

Gidişatı beğenmeyip ileri geri konuşan, hatta ‘ben yokum’ diyerek bu sistemin dışına çıkan, değişim ve yenilik diye tutturan bozgunculara gelince… Kendileri düşünsün, ümmetin birliğine ihanet etme sorumluluğuyla baş başa bırakılacaklar.

Sanki Hz. Peygamber’den sonra birliği hiç bozulmamış da şimdi ayrılanlar ayrı parti kurarsa ümmet bölünecek, varlığı tehlikeye atılacak.

Merkez Bankası tasarrufuyla, siyasi otoritenin seçimden güç kaybederek çıktığını vehmeden gafillere gereken mesaj verildi. ‘Otorite tüm gücüyle yerinde, kimse de şu ya da bu güvenceyle ondan bağımsız ve dokunulmaz değil’ mesajı…

‘Revizyon bekleyenler gider revize edilecekler yine kalır, kimse kafasına göre seçim kaybından sorumlu görüp politbüro aktörlerine saygıda kusur etmesin’ mesajı da üste bonus…

Ola ki ümmetin uçaktaki mesaj taşıyıcı evlatları deşifrede zorlanır diye benden mütevazı bir katkı, kabul buyursunlar.

(KARAR)

Etiketler:
Share
107 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Satranç tahtası

    20 Temmuz 2019 YAZARLAR

    Ortadoğu’da geçtiğimiz haftanın en dikkate değer gelişmelerinden biri, Ürdün’le Katar arasındaki diplomatik münasebetlerin yeniden tesis edilmesiydi. Ürdün, 2017’nin haziran ayında Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Mısır ve Bahreyn tarafından Katar’a yönelik olarak başlatılan ablukaya destek olmak amacıyla, Doha’daki büyükelçisini geri çekmiş, o tarihten bu yana da Katar’la ilişkilerini en alt düzeyde tutmuştu. Kral Abdullah’ın imzasıyla bu hafta içi yayımlanan kararnameye göre Ürdün Dışişleri Bakanlığı’nın en yetkin isimlerinde...
  • 20 Temmuz 2019 YAZARLAR

    Haber şu: Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü, 8 stajyer öğrencisini staj yapmaları için Sevinç Abla Okul Öncesi Eğitim Kurumlarının Ankara Ümitköy şubesine yönlendirir. Staj görüşmesine giden 6 öğrencinin 4’ü başörtülüdür. Orada bir yönetici, başörtülü stajyer adaylarına “velilerimiz başörtülü personel çalıştırmamızı istemiyor, biz bunu velilerimize izah edemeyiz, bu bizim ekmek paramız” diyerek başörtülü öğrencileri staja kabul etmez. Tabii, o görüşmeye giden öğrencilerin ayrı ayrı anlattıklarının aksine, kurumun bir başka yönetic...
  • Muhalefetin yeni aracı: Kadına yönelik şiddeti savunmak…

    20 Temmuz 2019 YAZARLAR

    2005 yılıydı sanırım. Adalet Bakanlığı’na bağlı Sivas Kadın Cezaevi’ne gittiğimde mahkumların çoğunluğunu kocalarını öldürenlerin oluşturduğunu görmüştüm. Ortalama % 70’i diyebileceğimiz bir oranla. Yıllarca kendilerine eziyet eden kocalarını nihayet öldürmüşlerdi. Buradaki ‘nihayet’ onların ifadesiydi. Pişman oldukları tek şey bunu daha önce yapmamış olmalarıydı. Onlarca hikaye dinledim. Ve çaresizliği, kimsesizliği ve ağır şiddet ve işkence altında bir evlilik hayatı yürütmenin insan ruhunda açtığı yaraları gördüm… Bırakın cezaevlerini kad...
  • Kılıçdaroğlu’nun gönlünde ne diktatörler yatıyormuş?

    20 Temmuz 2019 YAZARLAR

    15 Temmuz bütün tartışmaları bitiren, dünyaya bu millet adına kurucu sözü ve ilkeyi ortaya koyan muhteşem bir olay. Bu güne kadar muhtemeldir ki yaşanan bir çok uyarıcı olay karşısında açılmamış insanların gözü, bu gece yaşanan olayların ortaya koyduğu apaçık hakikat karşısında faltaşı gibi açıldı. O saatten sonra 15 Temmuz’un söylediği söz üzerine söz söylemek aklı başında, vicdanı yerinde hiç kimsenin tevessül edeceği bir şey olamazdı. 15 Temmuz bu milletin demokrasisini, devletini, bağımsızlığını tartışmasız bir biçimde hak ettiğini göste...