logo

Başbakan Davutoğlu Paris yürüyüşü eleştirisine yanıt

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Paris’te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yla aynı yürüyüşe katılmasını eleştirenlere yanıt verdi. Davutoğlu, “Meydanı onlara bırakmayız, insanlık neredeyse orada olacağız” dedi.

Ahmet DavutoğluBaşbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuşma yaptı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:
Milli savaş uçağı ile ilgili olarak, bir proje olarak daha önce alınan karar çerçevesinde ön tasarım aşamasına yani kritik aşamaya geçilme kararı aldık. Yani şu andan itibaren Türk markalı savaş uçağı projemizin tasarım aşamasına geçilmiş bulunuyor. İnşallah 2023 yılında ilk prototip üretimini de gerçekleştirmeye kararlıyız.

Bugün Bakanlar Kurulu’nda ele alacağımız Kamu Yönetiminde Şeffaflık Reformu’nu yarın kamuoyumuzla paylaşma düşüncesindeyiz.

“Biz öksüz, yetim ve mazlumlara sahip çıktık, sahip çıkmaya devam edeceğiz. Tarihte bu millet bu yetimlere sahip çıkmıştır. Bırakın; Kılıçdaroğlu, ‘Mültecilere niye kapılarımızı açtık?’ diye sorsun. Bu yetimlere sahip çıkan vatandaşlarımıza takdirlerimi sunuyorum.

228 dış temsilciğimiz var. Bu açıdan dünyada 6. ülkeyiz. Biz takip eden değil, öncü olan, kararlı yürüyen bir ülkeyiz. Kim ne diyor beklemeden Türkiye’nin dediğini haykıracaksınız.

“NÜFUSUMUZ ARTSIN”
Tükenmeyen tek kaynak insan kaynağıdır. Her ülke dinamik nüfusuna göre dünya üzerinde söz sahibidir. ‘Aman doğum kontrolünü teşvik edelim, az nüfusla az gelişmişlikle kalalım. Bu eski Türkiye mantığıdır. Biz tam tersini söylüyoruz, nüfusumuz artsın, dinamik yapı olsun. Daha büyük milli gelir üzerinden milli geliri artıralım istiyoruz.

ÇEYİZ HESABI
Çalışan kadınlarla ilgili çok ciddi düzenlemeler yaptık. Çalışan annelere yarı zamanlı çalışma getiriyoruz. Biz özel sektöre hiçbir yük getirmeden kadınlarımızın haklarını devlet olarak karşılayacağız. Annelik de vatan görevi gibi kutsaldır. Çeyiz hesabı getiriyoruz. Devlet evlenmek isteyen gençlere katkıda bulunacak. O aşamada anne ve babanın biriktirdiği hesaba yüzde 15 katkıda bulunacağız.

PARİS’TEKİ YÜRÜYÜŞ
Terör nerede olursa olsun, kim tarafından yapılmış olursa olsun bizim için bir insanlık suçudur ve teröre karşı her yerde her zaman sesimizi yükseltmeye, dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz. Terörün herhangi bir şekilde İslam’la veya herhangi bir dinle yanyana anılmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz.

Teröre, zorbalığa, tiranlığa, diktatörlüğe karşı çıktık, çıkmaya devam edeceğiz. Her türlü barbarlığa, zulme karşı çıkmaya devam edeceğiz. Devlet terörüne de karış çıkacağız. Gazze’de yapılana devlet terörü demeye devam edeceğiz. Beşşar Esad’ın yaptığına da devlet terörü demeye devam edeceğiz. Bütün zalimlikler karşısında susmayan tek ülke Türkiye, susmayan tek hareket AK Parti oldu.

“İŞTE O ZAMAN BARIŞ GELECEK”
Katledilen Müslüman, Afrikalı, Doğuluysa sessiz kalınıyorsa tek boyutlu karşı çıkılıyordur. Bizim yüreğimiz insanlık yüreğidir. Bir gün özgür Filistin’in başkentinde bu dünya
liderleri yürüdüğünde işte dünyaya barış o zaman gelecek.

NETANYAHU ELEŞTİRİSİNE YANIT
Bazıları bizim İsrail Başbakanıyla niye yürüyüşte bulunduğumuzu sorguluyorlar, bugün sabah Bahçeli’nin yaptığı gibi. Biz meydanı onlara bırakmayız, insanlık neredeyse biz orada olacağız.

Bizim orada olmamız ne kadar doğalsa, ne kadar samimiyse, İsrail Başbakanı’nın orada olması o kadar anormal, o kadar gayrisamimidir. Bunu da dünyanın yüzüne haykırdırdık, haykırmaya devam edeceğiz.

“BİZ AVRUPAYIZ, AVRUPA BİZİZ”

Avrupa’ya mesajımız şu dur; Biz Avrupalıyız, Avrupalı olmaya devam edeceğiz. Avrupa’nın meselesi bizim meselemizdir.

Yine biz orada bulunmakla şunu haykırdık; İslam Avrupa’ya dışarıdan gelmiş bir din değildir, Avrupa’nın asli dinidir. Avrupa’nın topraklarında Endülüs ve Osmanlı’da çok kültürlülüğü insanlık tarihine altın harflerle yazmış bir dinin temsilcilerimiz. Bu anlamda İslam, Avrupa’nın asli unsurudur. Gerek Fransa Cumhurbaşkan Hollande’a, gerek Almanya Başbakanı Merkel’e teşekkür ediyorum. Hollande, İslam’ın Fransız kimliğiyle bütünleşik olduğunu ve terörün İslam ile özdeşleştirilemeyeceği vurgusunda bulundu. Sayın Merkel de dün benimle yaptığı basın toplantısında, ‘İslam Almanya’ya ait bir dindir ve ben de herkesin Başbakanıyım’ dedi. İşte görmek, duymak istediğimiz söz budur.

İbni Rüşd’ün aydınlatıcı yüzü olmasaydı Avrupa’da rönesans doğmazdı. Avrupa’da düşünce hareketleri içinde Averroist diye anılan çoğu Müslümanın da aslını bilmediği için anlayamadığı tarihin esası şudur; İbni Rüşdçüler, yani ibni Rüşd’ün talebeleri, İbni Rüşd’ün ekolünü takip eden batılı düşünürler Avrupa’da rönesansın, reformun önünü açmışlardır. İbni Sina, Avrupa’ya ışık saçmıştır. İşte Avrupa’nın kültürünün, düşüncesinin, felsefesinin uyanmasında İslam’ın doğrudan katkısı vardır. İslam, Avrupa’nın asli unsurudur.

Avrupa’da 45 milyon Müslüman yaşıyor. Biz Avrupa’nın parçasıyız, Avrupa biziz, biz Avrupayız. Hiçbir şekilde Avrupa’dan dışlanılmasına izin vermeyeceğiz. Avrupa’da Müslümanlara yönelik ırkçı yaklaşımlara hiçbir zaman izin vermeyeceğiz. Her türlü yabancı düşmanlığına karşı, aynı teröre karşı sesimizi yükselttiğimiz gibi sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Ama yabancı düşmanlığına ve Avrupa kıtasında Müslümanlara yönelik yanlış uygulamalara karşı çıkabilmek için Paris’te teröre karşı da aynı resim içinde yer almak bir zaruretti. Evvelsi gün Paris’te oluşumuz, Avrupalı kimliğimizin ayrılmaz bir parçasıdır.
Avrupa için en büyük tehlike yabancı düşmanlığıdır, ırkçılıktır ve buna karşı görüşlerimizi ifade etmeye, Avrupalı dostlarımızı, liderleri uyarmaya devam edeceğiz.

Bu mesajım da Avrupa’daki Müslümanlara… Bu mesaj çok açık ve netti: sahipsiz değilsiniz, garip değilsiniz, yalnız değilsiniz. Arkanızda hakkınızı, hukukunuzu koruyacak şefkatli ve kudretli Türkiye Cumhuriyeti devleti var.

“OYUNU BOZMAK İÇİN GİTTİK”

Açık söyleyeyim; kendilerine söyledim, burada Yüce Meclis’te de söylüyorum. Bu saldırıyı yapanlar, kimlerin piyonlarıysa en büyük zararı İslam’a vermişlerdir. Bu saldırıyı yapanlar üzerinden İslam karşıtlığını körükleyenler ise tam Müslümanların olmadığı bir resim istediler Paris’te. Öyle bir resim olsun ki hiç bir Müslüman lider olmasın. Dolayısıyla kendi o çağ dışı ırkçı, ideolojilerine sahip olanlara şöyle seslenebilsinler; ‘Bakın Müslümanlar örtülü olarak bu saldırıyı sahipleniyorlar. Dolayısıyla bütün Müslümanlar kollektif bir suçun parçasıdırlar.’ İşte adını anmaya bile tenezzül etmediğim bir büyük batılı medya patronu, ‘aralarındaki cihatçılara temizlemedikçe bütün Müslümanlar suçludur’ gibi bir tweet attığında, aslında bu mantığı yansıtmıştı.

Biz oraya gitmekle bu oyunu bozduk. Kolektif suç anlayışı, Nazi hareketinin çıkmasına sebep olan anlayıştır. Biz insanların tümünün, doğuştan itibaren masum olduğuna inanırız. Daha sonra kendi tercihleri ve iradeleri ile yaptıkları seçimle iyi veya kötü olabilirler. Ama doğduğu anda, kim hangi dine mensup ana babadan doğmuş olursa olsun masumdurlar. Bizim kültürümüzde, medeniyetimizde kolektif suç isnadı yoktur. Ama maalesef geçmişte öylesine ideolojiler türetilmiş ki kolektif suç ihdas edilmiştir. Maalesef 11 Eylül sonrasında dünyada öyle bir hava estirdiler ki tam da belki o saldırıları yapanların istediği şekilde adı Muhammed olan, Ahmet olan, Ali olan, Hasan olan, Hüseyin olan sanki potansiyel suçlu gibi muamele gördü uzun yıllarca.

Açık bir şekilde söyleyeyim; pazartesi sabahı eğer vatandaşlarımız ve Müslümanlar işyerlerine gittiklerinde bir Fransız’la karşılaştıklarında başlarının eğilmemesi için, evet bu insanlık dışı saldırıya karşı yapılan yürüyüşte ‘Müslüman liderler de var’ diyebilmek için, başlarını dik tutmaları için biz Paris’teydik, onlar için Paris’teydik. Orada da Berlin’de vatandaşlarımıza hitap ederken de söyledim, Fransa İslam Konseyi yetkililerine de söyledim; ‘Gün başımızı dik tutma günüdür. Gün insanlık vicdanı adına sesimizi yükseltme günüdür.” Başınızı önünüze eğmeyin. Taşıdığınız Ahmet ismiyle, Muhammed ismiyle gurur duyun. Çünkü bu katillerin öldürdüğü polislerden bir tanesinin adı da Ahmet Merabet idi. Ama onu görmeyenler sadece bu teröristlerin kimliğine bakarak bütün Müslümanları töhmet altında bıraktıklarında, Müslümanlar da bu resmi gösterecekler ve diyecekler ki; (Biz kendi liderlerimizi sizinle dayanışma içinde gördük. Şimdi sizin de bizimle dayanışma içinde olmanız lazım.)

Avrupa’ya yapacağı ziyaretleri de belirten Davutoğlu, “Brüksel, İngiltere ve Davos’a gideceğim” dedi.

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » » »
Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.