logo

20 Eylül 2019

Arapça fobimiz AB’yi bir yendi ki!


Akif Beki
a.beki@gmail.com

Hani okulların açılışıyla ilgili kutlama mesajını Arapça da yayınlamıştı. Türkçe ve İngilizce’nin yanında…

Finanse ettiği projeler hakkında, Suriyelileri kendi dillerinde de bilgilendirmek için bunu 3 yıldır yaptığını söylemiş ama ayaklanan Twitter ahalisine laf anlatamamıştı ya hani…

Tepkileri dindiremeyince de çareyi, Arapça fobisine toslayan o mesajı silmekte bulmuştu ya…

İşte aynı AB Türkiye Delegasyonu, sadece bir hafta sonra, MEB’le bir eğitim finansmanı projesini daha imzaladı.

Fakat durun, içimizdeki fevri Arapça düşmanlığı hemen depreşmesin. Bu kez Twitter hesabından sadece Türkçe ve İngilizce bilgilendirme yaptı.

Hatta o gün bugündür tövbe etmiş durumda, ilgili duyurularında bir daha Arapçayı zinhar ağzına almadığı görülüyor.

Dil paranoyamızın fendi, Suriyeli çocuklara Türkçe öğretmek için yüz milyonlarca avro para harcayan AB’yi yendi. Zapta gelmeyen Arapça fobimizin zaferi kutlu olsun, gurur duyulacak bir başarı!

Ajda Pekkan’ın da kulakları çınlasın, içinde çırpındığımız ‘extrem tenakuzlar’a AB’yi de çektik nitekim.

Resmi Twitter hesaplarında, 9 Eylül’den önceki Arapça iletileri hala duruyor. Gözleri bir korkmuş pir korkmuş ki o günden sonra bıçak gibi kesiliyor.

Anadolu Ajansı, önceki gece detaylı bir haber geçmese fark etmeyecektim.

MEB ile AB Türkiye Delegasyonu arasında, “Kriz Zamanlarında Herkes İçin Eğitim III Projesi” imzalanmış. İşbirliğinden duyulan karşılıklı memnuniyet ifadeleri ve övgüler eşliğinde…

Türk ve Suriyeli çocukların yararlanacağı 180 yeni okul yapımına dair bir protokol. Ek 100 milyon avroluk hibe desteği öngörüyor.

Böylece, AB’nin fonladığı eğitim projelerindeki öğrenci sayısı 160 binden 190 bine çıkarılıyormuş. Okul sayısı da 220’den 401’e. Toplam hibe meblağı ise 575 milyon avroya…

Bugüne kadar fonladıkları projelerin neyi kapsadığına örnek mi?

Mesela; 23 ilde 4 bin 500 Türkçe öğretmeni istihdam edilerek 257 bin çocuğa dil eğitimi verilmiş.

Mesela; 176 yeni okul inşa edilmiş. 60 bin öğrenciye eğitim hayatlarında geri kalmamaları için kurs ve ek ders hizmeti sağlanmış.

Mesela; 67 bin 500 çocuğun okul ulaşımı giderleri karşılanmış.

Ancak bunların hiçbiri, duyarlı kamuoyumuzu alarma geçirmedi, sinir uçlarımıza dokunmadı.

Ne “Sevr’i mi hortlatmak istiyor bu AB” diyen çıktı. Ne “Resmi dilimizin Türkçe olduğunu bilmezmiş gibi bizi sinsice Araplaştırma projesi mi yürütüyor” diyen. Ne de “Emperyalizmin ülkemiz üzerindeki gizli planlarından habersiz mi sanıyorlar bizi” diye infiale kapılan.

Yeter ki Arap alfabesini karıştırmasınlar işe. Elifba’lı paylaşım gördüğümüzde akılcılığımız da gerçekçiliğimiz de başımızdan gidiyor.

Yok ama Suriyelilere Türkçe öğretmeyi fonluyorlarmış. Yok ama bizim çocuklarımız da bu destekten yararlanıyormuş, yok bilmem ne…

Geçsinler, o harfleri görünce galeyanımıza hakim olup sakin düşünemiyoruz.

Neyse ki lam’dan cim’den anlamadığımızı AB de öğrendi, Türkçe-Arapça eğitimin parasını verip İngilizce duyurma işine bakıyorlar.

Bir tehlikeyi daha başarıyla savuşturduğumuza sevinebiliriz, son emperyalist saldırı da püskürtülmüştür, hadi rahatlayalım.

(KARAR)

Etiketler:
Share
138 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Her şey kültür ve sanat için…

    21 Ekim 2019 YAZARLAR

    Sirkeci Garı, 1890’dan beri İstanbul’un Avrupa’ya açılan kapısı ve 129 yaşında. 1908’de Bağdat Demiryolu’nun başlangıç noktası olarak yapılan Haydarpaşa Garı ise 111 yaşında. İstanbul’un sembolü olan bu iki tarihi garda bulunan bazı binalar ve açık alanlar, önümüzdeki 15 yıl boyunca sadece kültür ve sanat etkinlikleri için kullanılmak üzere, 2017’de 10 bin sermayeyle, 29 yaşındaki bir girişimci tarafından kurulmuş bir şirkete kiralandı. Genç girişimci, hiçbir şekilde ticari amaçlar için kullanamayacağı bu tarihi mekanlardaki binalar ve...
  • Konu kapandı mı?

    21 Ekim 2019 YAZARLAR

    Türkiye’nin güneyinde başlattığı harekât, ABD’nin müdahalesi ile durduruldu. Bu elbette bir Amerika müdahalesidir! Ne için yapılmıştır peki? Orada konuşlandırdığı “Kürtler”den oluştuğu söylenen silahlı unsurlarını korumak için. Suriye bir vekalet savaşı sahası ve ABD bu sahada PKK/PYD unsurlarını kullanıyor. Bu müdahaleyi “Kürtler ölmesin” diye mi yaptılar peki? Asla ve kat’a. Onlar için Kürtler ölmüş, Araplar ölmüş, Türkler olmuş hiç mesele değil. Hepsi ölebilir, bir tek İsrail yaşa malıdır! ABD’nin Türkiye’nin güneyinde oluşturduğu İsra...
  • Nuri Pakdil’in ardından

    21 Ekim 2019 YAZARLAR

    Gençtim, habersizdim, Nuri Pakdil destanını Şaban Abak’tan işittim ilkin. Sene 1988. Nuri Pakdil çoktan çekip gitmişti o vakit. Nesi varsa (Kitaplar, kitaplar, kitaplar) dağıtıp bir otel odasında inzivaya çekilmişti. Cesaret isterdi ziyaretine gitmek; yeterince devrimci -bilhassa “antifiravunist”- bulmadıklarını azarlarmış ve devrimcilik konusunda Nuri Pakdil’den geçer not almak çok zormuş zira. Antiemperyalistlik, antikapitalistlik, antinasyonalistlik, “antifiravunistlik” standartlarını çok yüksek tutarmış. Fevkalade hassas...
  • ‘Esed’le ne yapacağız’ sorusuna geldik

    21 Ekim 2019 YAZARLAR

    Endişeliydim, Barış Pınarı Harekatı sırasında başımıza bir çorap örüleceğinden. Trump bir türlü konuşuyordu ‘öteki Amerika’ bir türlü. Avrupa’da Macaristan hariç aleyhte beyanat vermeyen kalmamıştı. Münbiç’te rejim birdenbire yeni bir zemin kazanmıştı, üstelik YPG’yle temas halinde. Kobani de kapsam dışına çıkıyordu. Trump’ın tweetleri berbat mı berbattı. Mektubu tweetlerinden daha berbat. ABD Başkan yardımcısı Pence Ankara’ya gelmişti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’la tokalaşırken suratından düşen bin parçaydı. O saatlerde bor...