logo

23 Mart 2019

Ankara değişim istiyor eyvallah da!


Akif Beki
a.beki@gmail.com

Tespit, Cumhur İttifakı adayı Mehmet Özhaseki’ye ait. Ankara’da büyük bir değişim arzusu gözlemlediğini Hürriyet’ten Ertuğrul Özkök’e aktarmış.

Şu kadarını söyleyebilirim; üç gündür Ankara’dayım ve benim izlenimlerim de Özhaseki’nin saha gözlemlerini doğruluyor.

Sadece değişim talebi konusunda değil, şehrin yavanlaştığı hususunda da… Yani Ankara’nın eğlence hayatı bitmiş, ışıltısı solmuş, neşesini kaybetmiş sönük ve sıkıcı bir yere dönüştüğü konusunda da hemfikirim.

Sadece kasvetli ve boğucu havasıyla da sınırlı değil; Ankara’nın başkentler yarışında geri gittiği, yani güdük ve rüküş kaldığı saptamasını da sokakta teyit edebiliyorum.

Hatta korunacak, ihya ve abat edilecek tarihi mirasının Selçuklu ve Osmanlı’dan ibaret görülemeyeceğine de katılıyorum. Yaşatılması gereken Cumhuriyet hatıralarına da evsahipliği yaptığını inkar etmenin, o mirası yok saymanın Ankara’ya ciddi haksızlık olduğuna ne şüphe!

Kısacası Özhaseki, şaşırtmaya devam ediyor. Hatta son düzlükte vites büyüttüğünü bile düşünebiliriz.

Değişim, şehri ayağa kaldırma ve canlandırma vaatlerini normalde muhalefet adayının ağzından duymayı beklersiniz. Ama repliğini çalarak ona söyleyecek şey bırakmıyor, rakibini ters köşeye yatırıyor Özhaseki.

Belli ki sahayı doğru okuyor ve henüz kazanamadığı seçmen kitlesine hitap edecek, muhalif kesimlerde de hoşa gidecek gerçekçi mesajları öne çıkarıyor.

Fakat Mansur Yavaş’a meyletmiş CHP tandanslı seçmenin gönlünü fethetmeye, ayrıca iktidara sırt dönenleri yoldan geri çevirmeye yeter mi?

Klişe kaçacak gerçi biraz ama taksiciler üzerinden Ankaralıların nabzını ve tepkisini yokladım.

Bunları samimi özeleştiri gören de, nabza göre şerbet verip herkese mavi boncuk dağıtıyor diye bakan da, çeyrek yüzyıldır şehri yöneten Gökçek adına başarısızlık itirafı olarak alan da, geç kalmış şirinlikler ve kendini beğendirme jestleri gibi algılayan da var.

Yok, yok yani. Çıfıt çarşısı gibi karmakarışık kafalar…

En büyük handikapı şu; değişim rüzgarları estiği doğru, fakat değişik bir şey yapmak isteyen Ankaralılar neden yine aynı partiden farklı bir adayı denesin? İsim değişikliği, değişim talebini karşılar mı ki aynı partiden bir başkasını seçmek kessin yenilik arayanları?

Buna inandırıcı bir cevap bulabilirse, Özhaseki’nin ikna şansı neden olmasın!

Bir açmaz da, Ankara’nın geri kalmışlığıyla ilgili tüm o eleştirilerin muhatabının Melih Gökçek olması. Eski başkan Yavaş mı ki o sorumlu tutulsun?

Yenilik ve değişim arzusunun dillendirilmesi bile Gökçek’i yıpratırken Yavaş’a yarıyor bu yüzden.

Uzun zamandır iktidardaki partinin adayı olarak seçime girmenin kaçınılmaz paradokslarından biri, Özhaseki’nin suçu değil.

Son bir zorluğuysa, Yavaş’ın önünü kesmeye dönük zorlamaların ters tepmesi…

1994’te, kaçak evde oturduğu iddiaları kullanılarak ‘İstanbul böyle bir adaya emanet edilemez’ diye Erdoğan’ın seçimden çekilmeye çağrıldığını hatırlatan dahi çıktı karşıma.

Yavaş üzerinde kurulan ‘çekil, başkenti böyle birine teslim edemeyiz’ baskılarını da aynen Erdoğan’a yaşatılanlara benzetiyorlar.

Haksızlığa ve saldırıya uğruyor algısının, CHP’den adaylığını sindirememiş seçmeni de savunmaya geçirdiği, Yavaş’ı sahiplenmeye ve etrafında birleşmeye ittiği analizi, yabana atılabilir mi?

Ama Erdoğan gibi ona da seçim kazandıracağı garanti mi, tarih bir kez daha tekerrür eder mi derseniz, cevabı sandıkta.

(KARAR)

Etiketler:
Share
199 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ‘Belki Alman vatandaşı olurum’

    24 Nisan 2019 YAZARLAR

    NTV’de canlı yayında gencecik bir öğrenci, hayalinin ne olduğu sorulduğunda şu cevabı veriyor: “Almanya Köln Üniversitesi’nde tıp okumak istiyorum, ondan sonra da belki Alman vatandaşı olurum.” Sevinmemiz gereken taraf, bu evladımızın geleceğe dair hayallerinin olması, bilim tahsilinde zirveleri hedef seçmesidir. Böyle üstün yetenekli bir gence Türk vatandaşlığının niye cazip gelmediğini ise ciddiyetle düşünmeliyiz. Bu öğrencimizin sözlerini genelleştirmiyorum ama Türkiye’nin “dışarıya beyin göçü” diye bir sorunu vardır ve son yılla...
  • Bırakın da camilerimizde özgür olalım

    24 Nisan 2019 YAZARLAR

    Organize ruh hastası bir çete mensubu Ankara Çubuk’taki şehidimizin cenaze namazını kılmak üzere camiye gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na saldırıda bulundu. Talihsizliğe bakın ki 2016 yılında PKK’nın suikast girişiminin hedefi olan Kılıçdaroğlu, bu kez de gözü dönmüş şovenist kalabalığın saldırısına maruz kalıyor. En acı olanı da adeta bir akıl tutulması yaşayan bu kalabalığın, CHP genel başkanının sığındığı evi yakma tehdidinde bulunması... Bu haberi duyar duymaz şovenizmin camilerimizin kapılarına kadar dayandığını, kimlerin ib...
  • Kılıçdaroğlu tutuklandı tutuklanacak

    24 Nisan 2019 YAZARLAR

    Atılan işaret fişeğiyle paralel bir kampanya başladı medyada. Saldırgan Osman Sarıgün'ü sevdirme, saldırıya uğrayan Kılıçdaroğlu'ndansa nefret ettirme kampanyası... Başsavcılık, saldırganların terör ve organize provokasyon bağlantılarını soruşturuyordu. Sonucunu, paralel güdümlü medya açıkladı. Buna göre provokasyon bulgusu yok, terörle ilişkilendirilmesi kabul edilemez, planlı ve organize bir eylem değil, spontane gelişmiş doğal tepki, Sarıgün'e saldırgan demek bile saygısızlık, kelepçeli fotoğrafı vicdanları yaraladı, Kılıçdaroğlu suçu ...
  • 99 yıl sonra buraya mı gelecektik?

    24 Nisan 2019 YAZARLAR

    23 Nisanlar 1981’den beri Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlanıyor. Bayramın 1921’de kabul edilen ilk adı Milli Hakimiyet Bayramı’ydı. Aslında açılışının birinci yıldönümü olan 23 Nisan 1921 günü, Meclis’in önüne 23 Nisan’ın bayram olarak kutlanması teklifi geldiğinde itiraz sesleri yükselmişti. İtiraz eden vekiller, İstiklal Harbi’nin sürdüğünü, ülkenin işgal altında olduğunu, bayram ilan etmek için erken olduğunu söylemişlerdi. İtirazlar üzerine teklifin sahibi Saruhan (Manisa) Milletvekili Refik Şevket (İnce) kürsüye çıkt...