logo

06 Mart 2017

”Almanya’ya teşekkür ediyorum”

Almanya’nın Köln kentinde düzenlenen referandum etkinliğine katılan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, “Yaklaşık 1 milyon seçmenin olduğu, her biri Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan vatandaşlarımızla buluşmak gibi bir hakkımızı kullanıyoruz. Bu yüzden ben bu hakkı kullandırmada gösterdikleri gayretten dolayı Almanya’ya teşekkür ediyorum” dedi.

Nihat ZeybekciEkonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Almanya’nın Köln kentinde AK Parti Yurtdışı Seçim Koordinasyon Merkezi tarafından kent merkezindeki bir salonda düzenlenen programa katıldı.

Burada bir konuşma yapan Zeybekci, sözlerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım’ın selam ve sevgilerini ileterek başladı.

Almanya’da milyonlarca Türk vatandaşı olduğuna dikkati çeken Zeybekci, “Ben eminim bu salonlardan çok daha fazlasını dolduracak, belki stadyumları almayacak kadar kardeşlerimiz var. Almanya’da bu dost vatanda, bu dost ülkede milyonlarca Türk vatandaşımız var. Burada AK Partimizin Yurtdışı Seçim Koordinasyon Merkezinin yaptığı çalışmalardan birini yapıyoruz. Hakkımız olan bir faaliyeti yerine getiriyoruz.” diye konuştu.

Bu hakkı kullandırmada gayretlerinden dolayı Alman hükümetine teşekkür eden Zeybekci, “Yaklaşık 1 milyon seçmenin olduğu, her biri Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan vatandaşlarımızla buluşmak gibi bir hakkımızı kullanıyoruz. Bu hakkı her misafir eden ülkenin kullandırmak gibi bir görevi vardır. Bu yüzden ben bu hakkı kullandırmada gösterdikleri gayretten dolayı Almanya’ya, Almanya hükümetine, federal hükümete teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Almanya’yı bir “dostevi” olarak gördüğünü dile getiren Zeybekci, “Biz her şeye Yunusça yaklaşacağız. Yunus Emre öyle diyor. ‘Biz gelmedik davi için, bizim işimiz sevi için. Dostun evi gönüllerdir. Biz gönüller yapmaya geldik.’ Biz dostevine geldik, dostevindeyiz ve sevdiklerimizle beraberiz.” diye konuştu.

Bakan Zeybekci, artık yeni bir çağda olduklarını ve dünyanın inanılmaz bir hızla değiştiğini vurguladı.

Özellikle 1990’dan sonra dünyadaki tüm dengelerin değiştiğini anlatan Zeybekci, şöyle devam etti:

“Malumunuz 1990’da Berlin Duvarı yıkıldı. Parçalanan, bölünen zorla birbirinden ayrılan iki Almanya birleşti. Devasa yıkılmaz denen Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği yerle bir oldu. İçinden onlarca devlet çıktı, cumhuriyet çıktı, özerk ya da tam bağımsız ülkeler çıktı. Baltıklar’dan ta ki Finlandiya’ya kadar veya ta ki Atlantik Okyanusu’na kadar bir coğrafyada taşlar yerinden oynadı. O güne kadarki bütün ideolojik tabular ve ideolojik tüm ilahlar yerle bir oldu.”

Birleşmeden sonra Batı Almanya’nın Doğu Almanya’dan devraldığı 500 binin üzerindeki devlet memurunu hiçbir sebep göstermeden işten çıkardığını belirten Zeybekci, şunları söyledi:

“Neden? ‘Sizlerle yoluma devam edemem çünkü size güvenmiyorum’ dedi. Gösterdiği gerekçe buydu. Bu İnsan Hakları Mahkemesi’ne gitti ve Almanya haklı bulundu. Demokrasi, insan hakları, özgürlükler ve hukukun üstünlüğü dünyanın her yerinde evrensel bir standartsa ki terörizm de aynı başlık altında ele alınır. Dünyanın her yerinde de aynı standartta yer alması gerekir. Başka bir yerde terörizm olup da öbür tarafta ‘terörizm değildir’ derseniz sonra söylediğiniz sözlerin bir kıymeti kalmaz, inandırıcılığı kalmaz.”

“TÜRKİYE’NİN BUNLARIN İSTEDİĞİ YERDE DURMASINI İSTİYORLAR”

“İnanın bana tek ayak üstü o kadar çok yalan söylüyorlar ve söylemeye devam edecekler ki inanmayacaksınız.” diyen Zeybekci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin bunların istediği yerde durmasını istiyorlar. Türkiye’ye bir çerçeve çizilmiş, bir rol çizilmiş, bir senaryo yazılmış, bir hikaye yazılmış. Bu yazılan hikayede ve senaryoda Türkiye her daim sadece burnu suyun üzerinde kalan, her an batmak üzere olan, dilediğinde, dokunduğunda batan, çıkarmak istediklerinde çıkarılan bir ülke olsun istiyorlar.”

Türkiye’nin geçmiş yıllarda hem ekonomik hem siyasi açıdan birçok zorlu dönemden geçtiğinin altını çizen Zeybekci, “Türkiye ne zaman ki o muassır medeniyet dediğimiz yolculuğa çıkıp tam yarı yola geldiğinde ya bir bahaneyle ki onun adını her çağa göre koydular…1960’da rahmetli Menderes idam edilirken, ne mazeret koydularsa, ardından da 12 Mart 1971’de başka bir mazeret, 1980’de kardeş kavgasıyla terörizm, 28 Şubat’ta demokrasinin yerle bir olduğu e-muhtıralarla devlete veya hükümete ayar verme gayretleri, hep bunların devamıydı.” diye konuştu.

Turgut Özal döneminde Türk esnafının ve milletinin dünyaya açıldığını anlatan Zeybekci, “Bu millet bundan sonra Almanya’yı gördü, Fransa’yı gördü. Onlar gibi üretebildiğini ve ihracat yapabildiğini gördü. 1980 yılında Türkiye’nin toplam dış ticaret hacmi 4,5 milyar dolardı. 2015 yılında Türkiye’nin dış ticaret hacmi 450 milyar dolara ulaştı.” dedi.

Zeybekci, söz konusu zorlu dönemlerin hep iktidarların ve koalisyonun zayıf olduğu dönemler olduğunu vurguladı.

“ECEVİT HASTANENİN CAMINDAN EĞER EL SALLARSA O GÜN BORSA BİRAZ TOPARLANIYORDU”

2001-2002 döneminde dünyada herşeyin muhteşem olmasına karşın Türkiye’nin yine zor durumda olduğunu dile getiren Zeybekci, şunları kaydetti:

“O günleri hatırlayın. O günlerde hiç unutmam o resmi, Ecevit ile eşi pinpon oynuyorlar, masa tenisi oynuyorlar o sırada Rahşan Hanım ağzından bir laf kaçırıyor MHP ile ilgili. ‘Bunlarla mı koalisyon yapacağız veya birlikte olacağızla’ ilgili ve büyük krizler oldu. Yani benzemeyen herkes bir araya getirilerek bir iktidar kurulmaya çalışıldı. Kuruldu, ne oyunlar döndü. Neler söylendi. Hatırlayın o günleri, Ecevit hastaneden çıkarılıyordu. 2 ay Bakanlar Kurulu toplanamıyordu. Ecevit hastanenin camından eğer el sallarsa o gün borsa biraz toparlanıyordu, Türk lirası biraz dengeleniyordu. Yani vefat eden birinin arkasından konuşmuyorum ama böyleydi durum. Hastaneden kaçırdılar da kurtardılar çünkü hastanede birilerinin bir tuzağı vardı. Hastaneden çıktı evine gitti, rahatladı, sağlığına kavuştu.”

Türkiye’nin o dönemlerde zorlu ekonomik ve siyasi şartlar yaşamasına karşın, bugün geldiği noktada dünyanın 16’ncı ve Avrupa’nın 6’ncı büyük ekonomisi olduğunu aktaran Bakan Zeybekci, “3 bin dolarlık milli gelir 11 bin dolara geldi. 2002 yılında Türkiye’de toplanan 100 liralık verginin 87 lirası faize gidiyordu. Bugün Türkiye’de toplanan 100 liralık verginin 10 lirası faize gidiyor da Recep Tayyip Erdoğan çıldırıyor.” ifadelerini kullandı.

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » »
Share
195 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

BAŞAKŞEHİRNET