logo

16 Ağustos 2019

‘AK Parti’den 3-5 puan alma hesapları’


Hakan Albayrak
h.albayrak@gmail.com

AK Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, Habertürk’ten Muharrem Sarıkaya’nın “Siz yeni parti çalışmalarına nasıl bakıyorsunuz?” sorusuna verdiği cevapta şöyle demiş:

“Yeni parti kurma çalışmasında olanlar iktidara gelmek için değil, AK Parti zaafı üzerinden yürüyor, Cumhurbaşkanlığı seçimine odaklı bir politika yürüteceğe benziyor. Cumhur İttifakı’nın yüzde 52’si üzerinden 3-5 puan alma hesapları var…”

Birinci cümlenin sonundaki “yürüteceğe benziyor” ifadesi izaha muhtaç olsa da (Niye benziyor, nasıl benziyor?), bir ihtiyat payına işaret etmesi bakımından güzel tabii.

Bu ihtiyat payını açıklamanın gerisinde niye göremiyoruz?

“Yeni parti kurma çalışmasında olanlar iktidara gelmek için değil, AK Parti zaafı üzerinden yürüyor” ve “Cumhur İttifakı’nın yüzde 52’si üzerinden 3-5 puan alma hesapları var” hükmünün kesinliği nereden geliyor?

Şahsî tecrübeden mi?

Saadet Partisi’nden ayrılıp HAS Parti’yi kurarken “AK Parti’ye küçük de olsa bir darbe vuralım yeter” mi diyordu Numan Kurtulmuş?

Veya çıtayı iyice düşürüp “Saadet Partisi’nin oylarını bölelim yeter” mi diyordu?

İktidara gelmeyi, iktidarda Türkiye’ye hizmet etmeyi ummuyor muydu yani?

Yanlış bulduğu uygulamaları düzelterek ve yepyeni açılımlar yaparak daha iyi, daha güzel, daha müreffeh, daha huzurlu, daha güçlü bir Türkiye inşa etmeyi hedeflemiyor muydu?

‘Ben başkayım canım. Davutoğlu ve Babacan benim gibi idealist ve iyi niyetli değil.’ diyorsa, kendisine idealistliği yakıştırırken Davutoğlu ve Babacan’a niçin bozgunculuğu yakıştırmamız gerektiğini şöyle güzelce bir anlatsın hele.

***

Ahmet Davutoğlu’nu, Ali Babacan’ı beğenirsiniz veya beğenmezsiniz.

Bunların siyasi pozisyonlarını tasvip edersiniz veya etmezsiniz.

Kuracakları / kurabilecekleri yeni siyasi partiler size hitap eder veya etmez.

Bakışınız, yaklaşımınız menfi ise ‘Beğenmiyorum, çünkü…’, ‘Tasvip etmiyorum, çünkü…’, ‘Bana hitap etmiyor, çünkü…’ deyip gerekçelerinizi sıralarsınız.

“Davutoğlu dışişleri bakanıyken şöyle hatalar yaptı, başbakanken böyle hatalar yaptı’ yahut ‘Babacan dönemindeki ekonomi yönetimi şu şu sorunlara yol açtı’ filan dersiniz…

Davutoğlu’nun manifestosunu madde madde eleştirir, Babacan’ın yeni hareket beyannamesinde öne çıkan hususların kritiğini yaparsınız…

Yeni parti teşebbüslerini niçin münasip görmediğinizi izah ederken ‘İktidara gelme şansları yok; AK Parti oylarını bölerek CHP ve müttefiklerinin ekmeğine yağ sürmekle kalırlar’ gibi tahminlere de dayanabilirsiniz.

Ama bütün davanın bundan ibaret olduğunu, Davutoğlu ve Babacan’ın bu yola AK Parti’yi zayıflatıp CHP’yi güçlendirmek için çıktığını ileri sürmek başka bir şey.

Çok ayıp bir şey.

(KARAR)

Etiketler:
Share
157 Kez Görüntülendi.

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Türkçeyi gündeme almak

    05 Aralık 2019 YAZARLAR

    Elbette Türkiye’nin ağır gündem maddeleri var. Güneydoğumuzda ilân edilmemiş bir savaş içindeyiz. Doğu Akdeniz’de enerji kaynaklarının yağmasını durdurmaya çalışıyoruz. İktisadî meselelerimiz bunlardan önemsiz değil. Müzmin müttefikimiz ABD ile başımız belâda. NATO’nun beyni ölmediyse de sağlıklı çalıştığı söylenemez… Bunlar tamam da sosyal bünyedeki tahribatı önemsiz mi sayacağız? Ailenin parçalanması, anneliğin değer kaybetmesi, aidiyet ifade eden unsurların ortadan kalkması, sokağın, mahallenin, semtin yok edilmesi…Şehir kimliklerinin ...
  • Gizemi arttıran veto açıklaması

    05 Aralık 2019 YAZARLAR

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, TRT'ye çıkarak termik santral yasasıyla ilgili tutarsızlığı açıklamaya çalıştı. Fakat getirdiği açıklama da açıklanmaya muhtaç. 'Bu çarpıklığa kim yol açtı' sorusu, gizemini koruyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir tarafta sermayenin çıkarları diğer tarafta halkım varsa kabul etmem mümkün değil" demişti. Bir tuhaflığı da Meclis'e iade kararının, o yasaya oy veren AK Partilileri herkesten çok sevindirmesiydi. Bacalara filtre takma zorunluluğunu erteleyen düzenlemeyi, halkı zehirletmeme gerekçe...
  • NATO neden ayakta kalmaya devam eder?

    05 Aralık 2019 YAZARLAR

    Bir kez daha görüldü ki uluslararası sistem kafasına koyduğu yolda yürüyüp gidiyor. Londra’daki NATO zirvesi de bu yürüyüşün gücünü gösterdi. Sovyetler Birliği’nin yıkılışından itibaren bitmeyen ittifakın geleceğine ilişkin tartışmalar bir kez daha tekrarlandı tekrarlanmasına ama kimsenin NATO’dan daha iyi bir seçeneği olmayınca bir yere de varamadı. Koltuğa oturduğu günden beri NATO’ya söylemediğini bırakmayan ABD Başkanı Trump bile, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un “beyin ölümü” şoku karşısında birden NATO’cu olup çıktı. Macron da maksadının as...
  • NATO’dan daha tehlikelisi içimizdeki NATO’cu hainler!

    05 Aralık 2019 YAZARLAR

    S-400’ü Rusya’dan almışız.. NATO’yu avucunun içinde oynatan ABD mırın kırın etmiş.. İçerdeki ABD’ciler, “ABD bunun hesabını bize ağır ödetir” demişler.. ABD de, hemen kafayı çıkartmış.. “Yaptırım” demiş. “Ambargo” demiş.. “Bir güne kadar.. Bilemediniz 2 güne kadar, bütün her şey ortaya çıkar” demişler.. Kendi içimizdeki hainler, “S-400’ü aldık ama, kutuda duruyor” demişler.. Radarların aktif olduğu ortaya çıkmış. ABD’nin yaptırımları unutulmuş. Türkiye’nin S-400’ü iade etmemesi halinde, iflas bayrağını çekeceğin...